Halk Hikâyeleri Nedir? | Özellikleri Nelerdir?

Halk hikâyeleri nedir? Halk hikâyelerinin özellikleri nelerdir? Halk hikâyeleri hakkında bilgiler.

Halk Hikâyeleri

 

HALK HİKÂYESİ

Halk hikâyeleri; destan ve masala göre daha az olağanüstülük içeren, âşıklar tarafından nazım-nesir karışık bir ifade ile anlatılarak nesilden nesle aktarılan anonim ürünlerdir.

Halk hikâyeleri, 16. yüzyıldan itibaren edebiyatımızda görülen ve aşk, sevgi, kahramanlık, din konuları etrafında sözlü olarak gelişen anonim hikâyelerdir. Çoğunluğu türkülüdür. Zamanla efsane, menkıbe, masal, destan gibi halk edebiyatı mahsulleriyle de beslenerek gelişmiştir.

Halk hikâyeleri, İslamiyet öncesi Türk edebiyatındaki destanın, divan edebiyatındaki mesnevinin, günümüzdeki roman ve hikâyenin karşılığıdır.

İslam öncesinde destanlar dönemindeki şamanlar, ozan-baksılar kopuzla, İslamiyet’ten sonra XV. yüzyıldan itibaren Anadolu’da âşıklar sazla aynı geleneği devam ettiren sanatçılardır. Âşıklar, Anadolu’nun kasaba ve köylerinde uzun kış gecelerinde, Ramazan aylarında, kahvehane ve köy odalarında sazlı-sözlü hikâyelerini günlerce anlatırlardı.

Özellikleri

  • Hikâyelerde geçen olayların gerçekleştiği genel zaman dilimi çoğunlukla belirsizdir.
  • Halkın ortak duygularını yansıtırlar.
  • Konusu genelde aşk, kahramanlık ve dindir.
  • Destandan halk hikâyeciliğine geçiş döneminin ilk ürünü Dede Korkut Hikâyeleri’dir.
  • Olağanüstülüklerin sınırlı olduğu halk hikâyelerinde dil sade ve anlaşılırdır.
  • Masallarda olduğu gibi döşeme, olay ve dua bölümlerinden oluşur.
  • Oluşturduğu dönemin sosyal ve siyasi yaşantısından izler taşır.
  • Nazım-nesir karışık olan halk hikâyelerinde olaylar düzyazı, duygular ve karşılıklı konuşmalar nazım şeklinde işlenir.
  • Halk hikâyeleri, âşıklar tarafından genellikle saz eşliğinde anlatılırdı. Taklitlerle jest ve mimiklerle anlatımı etkili hale getiren âşıklar (ozonlar) kültürlü kişilerdir. Âşıkların kahvehanelerde, köy odalarında, düğünlerde saz eşliğinde söylediği halk hikâyelerinin anlatımı, dizi halinde olur ve birkaç gün sürerdi. Âşık, anlatım esnasında seyirciyi sıkmamak ve hüner göstermek adına araya türküler, maniler serpiştirirdi. Genellikle seyircilerin isteğiyle mutlu sonla biterdi.
  • Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Tahir ile Zühre, Arzu ile Kamber, Emrah ile Selvihan bu türün önemli örnekleridir.

Edebiyatımızdaki Hikâyelerin Kaynakları

a) Türk Edebiyatı

Dede Korkut, Emrah ile Selvihan, Kerem ile Aslı

b) Arap edebiyatı

Leyla ile Mecnun, Binbir Gece, Ebu Müslim, Hazret-i Ali Cenkleri, Veysel Karani, Battalgazi, Danişmentname… vb.

c) İran – Hint edebiyatı

Ferhat ile Şirin, Kelile ve Dimne… vb. olmak üzere üç kolda toplayabiliriz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir