Samipaşazade Sezai Hayatı | Kimdir? | Edebi Kişiliği

Samipaşazade Sezai hayatı, Samipaşazade Sezai kimdir? Samipaşazade Sezai edebi kişiliği hakkında bilgiler. Samipaşazade Sezai eserleri nelerdir?

Samipaşazade Sezai

SAMİPAŞAZADE SEZAİ (1860 – 1936)

Tanzimat dönemi yazarlarından, “Sergüzeşt” yazarı Samipaşazade Sezai Temmuz 1859’da babasının İstanbul Aksaray’da ki konağında doğdu. Hikâyeci ve romancı Samipaşazadenin büyükbabası müderris ve şair El Haci Ahmet Necip Efendi’dir. Babasıysa Meclis-i Vala ve Meclis-i Âliye üyeliğiyle Maarrif Nazırlığı yapan Abdurrahman Samipaşadır. Annesi Dilarayiş Hanım’dır. Sezai’nin çocukluk ve gençlik yılları, bazı eserlerinde anlattığı babasının konağında geçti. O dönemde Samipaşanın konağı, dönemin ünlü edebiyatçı, şair ve devlet adamlarının toplandığı bir yerdi.

Samipaşazade Sezai, öğrenimini özel olarak bu konakta yaptı. Yabancı öğretmenlerden ve babasından Fransızca, Almanca, Arapça ve Farsça öğrendi. Arkadaşlıkları hayatının bitimine kadar devam edecek olan Abdülhak Hamit’le tanıştı.

Yazı hayatına 14 yaşında başladı. Gençlik döneminde Samipaşazade Sezai’yi en çok etkileyen edebiyatçı Namık Kemaldi. Ağabeyi, Suphi paşanın bulunduğu Evkaf Nezareti Mektubi Kalemi’ne memur olarak girdi 1879’da. Ertesi yıl elçilik ikinci kâtip’i olarak Londra’ya gitti. İngiliz edebiyatıyla ilgilendi. İngiliz yazarları içinde Shakespeare sevdi. İstanbul’a döndüğünde, istişare odasında memur oldu. Sanat hayatının ilk önemli eseri olan Sergüzeşt adlı romanını da bu sırada 1888’de yazdı.

1901’de Jön Türklere katılmak üzere gizlice Paris’te 7 yıl kaldı. Jön Türklerin çıkardığı gazetede II. Abdülhamit ve baskı yönetimi hakkında ağır yazılar yazdı. Samipaşazade Sezai, 1908’de II. Meşrutiyet’in ilanından sonra İstanbul’a döndü. 1909’da Selanik’te toplanan İttihat ve Terakki Kongresine katıldı. 1909’da Madrid Büyükelçiliğine atandı. I. Dünya Savaşı yıllarını İsviçre de geçirdi. 1921 yılında elçilik döneminden emekliye ayrılarak Türkiye’ye döndü ve hayatını kalemiyle kazandı. 1927’de TBMM tarafından kendisine “Hidamat-ı Vataniyye” tertibinden maaş bağlandı.  Samipaşazade Sezai, 26 Nisan 1936 İstanbul da öldü.

EDEBİ KİŞİLİĞİ | SANAT ANLAYIŞI

  • Namık Kemal, Abdülhak Hamit Tarhan gibi yazarların etkisiyle Batı edebiyatına yönelen yazar, gerçekçi tarzdaki roman ve öyküleriyle tanınır.
  • Roman, hikâye, hatıra, makale ve şiir gibi alanlarda eser vermesine rağmen asıl becerisini hikâyede gösterir.
  • Samipaşazade Sezai, Türk edebiyatında modern anlamda kısa hikâyenin kurucusudur. Halit Ziya Uşaklıgil’den önce yetişen en büyük üslup ustası olarak kabul edilir.
  • En küçük şeylerin bile hikâye konusu olabileceğini savunarak hikâyeye farklı bir yön çizer.
  • Sanat sanat içindir, anlayışımı benimsemiştir.
  • Batılı anlamda ilk hikâyelerin yazarıdır.
  • Eserlerinde sanatlı bir üslup, ağır bir dil, ruh çözümlemeleri ve çevre tasvirleri görülür.
  • Hikâyeleri romanlarından daha güçlü olan Samipaşazade, önemsiz şaşırtıcı konuları, doğal ve günlük konuşma diliyle işlemiştir.
  • Küçük Şeyler, Rumuzu’l Edeb ve İclal adlı hikâye kitaplarında realizm ile romantizmi kaynaştırarak farklı bir tarz geliştirmiştir.
  • Hikâyelerinde özellikle insanın iç dünyasına eğilmesiyle hikâyede tahlile büyük önem vermiştir.
  • Yazarın edebiyatımız için önemi “Sergüzeşt” adlı romanından kaynaklanır. İlk romanı olan ve kendisine büyük ün sağlayan “Sergüzeşt” Türk edebiyatında romantizmden gerçekçiliğe geçişin başarılı örneklerinden biri sayılır.

ESERLERİ

Roman: Sergüzeşt

Hikâye: Küçük Şeyler

Tiyatro: Şir (üç perdelik oyun)

Anı: İcla, Rumuzu’l – Edep

Küçük Şeyler

Samipaşazade Seza’inin öykülerinin bulunduğu bu eser, Batılı anlamda küçük hikâye türünün ilk örneğidir. “Küçük Şeyler” adını verdiği bu kitapta küçük olayları anlatan yazar, bu olayları güçlü bir dille, dikkat çeken hikâyelere dönüştürmüştür.

Sergüzeşt

Gerçekçi ilk roman denemesi kabul edilen bu romanda yazar kölelik konusunu eleştirmiş, kişisel özgürlüğün önemine dikkat çekmiştir. Romanda, çok iyi yetişmiş olmasına rağmen cariye olduğu için konak sahibinin oğlu ile evlenemeyen Dilber’in hayatı anlatılır.

One comment

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir