Cahit Sıtkı Tarancı Kısa Hayatı | Kimdir? | Edebi Kişiliği

Cahit Sıtkı Tarancı kısa hayatı, Cahit Sıtkı Tarancı kimdir? Cahit Sıtkı Tarancı edebi kişiliği hakkında bilgiler.

Cahit Sıtkı Tarancı Hayatı

CAHİT SITKI TARANCI (1910 – 1956)

Diyarbakır’ın eski ailelerinden Pirinçcizadelere mensup, pirinç tüccarı Bekir Bey’le Arif’e Hanım’ın oğludur. Cami-i kebir mahallesinde 1973’te Cahit Sıtkı Tarancı müzesine dönüştürülen evde 4 Ekim 1910 yılında doğdu. Bu evin Tarancı’nın anılarında önemli bir yeri vardır.

Şiiri sözcüklerle güzel şekillerle kurmak sanatı olarak tarif eden Cahit Sıtkı, öğrenimine Diyarbakır da başladı. İlköğrenimini tamamladıktan sonra İstanbul’a gönderildi. 4 yıl Saint Joseph Lisesinde öğrenim gördükten sonra sınavla Galatasaray Lisesi’nin 9. Sınıfına geçti. Burada ölene kadar dost kalacağı Ziya Osman Saba ile tanıştı.

1931’de Galatasaray Lisesini bitirince babasının arzusu üzerine Mülkiye Mektebine girdi. 4 yıl sonra bitiremeden ayrıldı, Yüksek Ticaret okuluna yazıldı. Bu sırada açılan bir sınavı kazanarak Sümer Bank’ta memur olarak işe başladı. 1 yıl kadar memurluk yaptıktan sonra öğrenimini, Paris Siyasal Bilgiler Fakültesinde sürdürmek üzere Paris’e gitti. 1940 yılında Fransa’nın Almanlar tarafından işgal edilmesi üzerine Paris’ten ayrılarak Lyon’a daha sonra Cenevre’ye geçti. İsviçre’de kısa bir süre kaldıktan sonra Türkiye’ye döndü.

Bir süre Diyarbakır’da kalan Tarancı, 1941 yılında başladığı askerliğinden Ankara, Burhaniye ve Ilıcada görev yaptıktan sonra 1943’te terhis oldu. 1944’ün son aylarında Ankara’ya gidip çevirmen olarak Anadolu Ajansına girdi. Burada Orhan Veli, Ahmet Muhip, Şahap Sıtkı, Melih Cevdet, Baki Süha, Oktay Rifat, Ceyhun Atuf, Cevdet Kudret, Sabahattin Eyüboğlu gibi şair ve yazarlar çevresinde bulundu.

1946 Cumhuriyet Halk Partisi Şiir Yarışması’nda ödül almıştır.

Anadolu Ajansından ve Çalışma bakanlığında çevirmenlik yaparak kazandı hayatını. 2 yıl süren hastalığı sonunda tedavi için götürüldüğü Viyana da 13 Ekim 1956 veda etti.

Cahit Sıtkı Tarancı, sanatının her döneminde içten ve Türkçenin imkânlarını kullanmada başarılı şiirleriyle, kendisinden sonra yetişen kuşaklara yeni anlatım ufukları açtı.

EDEBİ KİŞİLİĞİ | SANAT ANLAYIŞI

  • Fransız sembolistlerinden ve romantizmden etkilenmiştir.
  • İlk şiirlerinden hece ölçüsünün kalıplarında değişikler yapmıştır.
  • Ölüm korkusu ve yaşama sevinci şiirlerinde ana temalardır. Ayrıca yitik aşklar, mutlu sevdalar, yalnızlık, yaşadığı bohem yaşamın buruklukları, çocukluk özlemi de şiirlerine konu olmuştur.
  • Garipçilerin etkisiyle serbest şiirler de yazmıştır.
  • Şiilerinde sade, canlı bir dil kullanmıştır.
  • Zaman zaman bazı imge ve sembollere başvurmuştur.
  • “Sanat için sanat” ilkesine bağlı kaldı. Onun için şiir, sözcüklerle güzel biçimler kurma sanatıdır.
  • “Otuz Beş Yaz” şiiri ile ünü yaygınlaşmıştır.
  • Hece ölçüsünde durakları atarak yeni biçimler aramış; daha özgür yaşama, gerçeğe daha açık şiirler yazmıştır.
  • Şiir dışında deneme, makale, mektup, hikâye türlerinde de eserler vermiştir.

ESERLERİ

Şiir: Ömrümde Sükût, Otuz Beş Yaş, Düşten Güzel, Bütün Şiirleri

Mektup: Ziya’ya Mektuplar (Ziya Osman Saba ile çocukluk arkadaşı olan Cahit Sıtkı’nın Türk edebiyatını etkileyen yazışmalarını içerir.)

Hikâye: Cahit Sıtkı’nın Hikâyeciliği ve Hikâyeleri

Seçme Yazılar: Sonrası

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir