Göktürk Yazıtları Nelerdir? | Özellikleri | Hakkında Bilgiler

Göktürk yazıtları nelerdir? Göktürk yazıtlarının özellikleri nelerdir? Göktürk yazıtları hakkında bilgiler.

Göktürk yazıtları

GÖKTÜRK (ORHUN) YAZITLARI HAKKINDA BİLGİLER

Göktürklerin tarihinden söz eden yazıtlardır. Bu yazıtlar bugün Moğolistan Halk Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan Orhun Irmağı’nın eski yatağı üzerinde kaldığı için Orhun Yazıtları (Anıtları) diye de anılırlar. Yazıtlar, Vezir Tonyukuk, Bilge Kağan ve kardeşi Kül Tigin adına dikilmiştir. Bunlar, 38 harfli yukarıdan aşağıya yazılan Göktürk alfabesiyle yazılmıştır. Yazıtlar, M.S. 735 yıllarına aittir ve Türk adının geçtiği ilk edebi metindir. Yabancı dillerin etkisinden uzak, yalın bir dil kullanılmıştır.

Bu anıtlar XVIII. Yüzyıl ortalarına doğru bulunmuş, üzerlerindeki yazıtlar da XIX. yüzyıl sonlarına Danimarkalı doğu bilimci Wilhelm Thomsen tarafından okunmuştur. (1893)

Bu yazıtlar; tarihi, edebi, toplumsal değer taşıması bakımından çok önemlidir. Yazıtlardaki sözcüklerin tümü Türkçe olup dil, yabancı etkilerinden uzaktır. Yazıtlarda Şamanizm’in ve göçebe kültürünün etkisi görülür.

Söylev niteliğinde ve düzyazı şeklinde yazılmışlardır. Yazıtlarda Çinlilerle yapılan savaşlar, Türklerin kahramanlıkları ve onları bekleyen tehlikeler ve yaşam biçimleri anlatılmıştır.

Yazıtlar arasında en az birer kilometre mesafe bulunmaktadır. Yazıların bulunduğu 4,5 kilometrelik yolda balballar, heykeller, kaplumbağa ve koç heykelleri, sunaklar (üzerinde dini törenlerin yapıldığı taşlar), su kanalları, şehir harabeleri de yer almaktadır.

Dört köşeli olan yazıtların batı cephesi Çince, diğer cepheleri Türkçedir.

Yazıtlar yukarıdan aşağıya yazılıp sağdan sola doğru tasnif edilmiştir. Sadece vezir Tonyukuk’a ait anıtlar soldan sağa doğru tasnif edilmiştir.

Yazıtlara, bu abidelerin sonsuzluğa kadar kalması temennisi ile “Bengü Taşlar” denmiştir.

GÖKTÜRK YAZITLARI’NIN TARİHÇESİ

Çin kaynaklarında değinilir.

13. yüzyılda İranlı tarihçi Cüveyni “Tarih-i Cihanküşâ” adlı eserinde bahseder.

Poltova Savaşı’nda Ruslara esir düşen İsveçli subay Strahlenberg 1721 Yenisey Yazıtları’nı bulur. 1730’da bilim dünyasına tanıtır.

1889’da Heikel başkanlığında Fin heyeti inceleme yapar.

1891’de Radloff başkanlığında Rus heyeti araştırır ve fotoğraflarını çeker. Atlas halinde yayınlar.

Danimarkalı ünlü âlim Vilhelm Thomsen 1893’te içerisinde sıklıkla geçen Türk, Tengri, Kül Tigin kelimelerinden yola çıkarak yazıtları okumayı başarır ve Türk milletinin dualarına mazhar olur.

YAZITLARIN İÇERİĞİ

1-) Vezir Tonyukuk Yazıtı (720-725) | Özellikleri

  • İlteriş Kağan’la bağımsızlık mücadelesinde yer almış, dört kağana başvezir ve başkumandan olarak hizmet etmiştir. Bu dönemde yaşananları anlatıp halka öğütler vermiştir.
  • İhtiyarlık yıllarında kendisinin yazdırdığı ve diktirdiği bu anıtta halkın anlayabileceği sanatsız sade bir dil kullanılmıştır. Bolca atasözlerine, deyimlere yer vermiştir.
  • Bu yazıtlarla Tonyukuk edebiyatımızda ilk anı yazarı ve Türk tarihçisi olarak kabul edilir.
  • İlk dikilen yazıt olması sebebiyle biraz tertipsizdir ve bazı yerleri okunamayacak kadar tahrip olmuştur, siliktir.
  • İki yazıtın ilkinde 35, diğerinde 27 satır Göktürkçe ulusu uyaran, birlik mesajları içeren ifadeler yer almaktadır.
  • Yazıtlar yukarıdan aşağıya yazılmış ve soldan sağa tasnif edilmiştir.

2-) Kül Tigin Yazıtı (732) | Özellikleri                    

  • Kül Tigin’in 731 yılında ölümünden sonra onun anısına Bilge Kağan’ın isteğiyle Yollug Tigin tarafından taşa işlenmiştir. Yazıtlarda konuşan ağabey Bige Kağan’dır.
  • Kül Tigin’in yapmış olduğu hizmetler ile elli yıl süren Çin esaretini bitiren bağımsızlık mücadelesi anlatılarak birlik mesajları verilir.
  • Edebiyatımızın sanatlı bir dil kullanılarak oluşturulmuş ilk eseridir.
  • Yazıtlar içerisinde en az zarar gören ve okunaklı olanıdır. Kaplumbağa şeklinde mermer kaide üzerine yerleştirilmiştir.
  • Batı cephesi Çince, diğer cepheleri Türkçedir.
  • Doğu cephesinde 40, kuzey ve güney cephelerinde on üçer satır vardır.
  • Yukarıdan aşağıya yazılmış ve sağdan sola tasnif edilmiştir.

3-) Bilge Kağan Yazıtı (735) | Özellikleri

  • Bilge Kağan’ın 734 yılında ölümünden sonra oğlu Tenri Kağan’ın isteğiyle Yollug Tigin tarafından taşa işlenmiştir.
  • Bilge Kağan’ın konuşturulduğu bu yazıt Bilge Kağan’ın dönemini, yaptığı savaşları ve Çin tehlikesine karşı bir uyarı içerir.
  • Batı cephesi Çince, diğer cepheleri Türkçedir.
  • Dört cepheli olan bu yazıt Kül Tigin yazıtından 1-2 cm uzundur.
  • Doğu cephesinde 41, kuzey ve güney cephelerinde on beşer satır vardır.
  • Sözcük sayısı sınırlı, sade, samimi işlek bir dille oluşturulmuş başarılı bir söylev niteliğindedir. Zaman zaman şiirsel anlatıma ulaşır.

GÖKTÜRK ALFABESİ

Türklerin kullandığı ilk alfabedir.

Yenisey Yazıtları’ndaki 150 civarındaki işaretin elenmesinden sonra oluştuğu öne sürülür.

4 ünlü, 26 ünsüz, 8 bitişkin (nç, yn, ık, ok,) toplam 38 harften oluşur.

Bugün kullandığımız “a, e”, “ı, i” “o,u”, “ü, ö” ünlülerini karşılayan birer harf vardır.

“b, d, g, ü, l, n, r, s, t, y” seslerini karşılayan ikişer farklı harf vardır.

Büyük küçük harf ayrımı yoktur.

Sağdan sola yazılıp yukarıdan aşağıya tasnif edilir.

Kelimeler yazılırken harfler bitiştirilmez ve kelimeleri birbirinden ayırmak için “:” işareti kullanılır. Bunun haricinde başka noktalama işareti kullanılmaz.

One comment

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir