Migren Nedir? | Belirtileri | Tedavisi | Neden Olur?

Migren nedir? Migren belirtileri nelerdir? Migren nasıl tedavi edilir? Migren neden olur? Migren tanısı nasıl konur? Migren hastaları nelere dikkat etmelidir? Migren hakkında bilgiler.

migren nedir

Migren Hakkında Kısa Bilgi

Migren, baş ağrısı hastalıkları içerisinde doktora başvurulan en sık nedendir. İnsan tarihi kadar eski olan migren tarihi, toplumsal bir sorun haline gelmiştir. Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre kadınların %80’i, erkeklerin %8’i bu hastalıktan muzdariptir.

Baş ağrıları birincil ve ikincil olarak iki ana gruba ayrılır. İkincil baş ağrıları, başka nedenlere bağlı olarak gerçekleşen ağrılardır, bunları araştırmak gerekir. Birincil baş ağrılarıysa migren ağrılarıdır. Migren ağrıları kendi içerisinde iki ana gruba ayrılır. Bunlardan bir kısmı ön belirti veren yani auralı migren, bir kısmı da aurasız migrendir. Migreni diğer baş ağrılarından ayıran en önemli özelliği tek taraflı olmasıdır.

Migren Nedir?

Migren ağrısı genellikle genetik geçiş gösteren şiddetli bir ağrı türüdür. Ağrı, orta veya şiddetli olarak ortaya çıkabilir. Ağrı genellikle tek taraflıdır, ama çift taraflıda olabilir. Migren ağrısı, boyuna ve omuzlara yayılabilir.

Migren ağrısının karakteristik özellikleri; ağrının tek taraflı olması, zonklayıcı karakterde olması, ağrı esnasında ışıktan, sesten rahatsız olma, ağrının 4 saat ile 72 saat arasında sürmesi ve ağrıya bulantı –  kusmanın eşlik etmesi sayılabilir. Migren ağrısı, gece uykudan uyandırabilir ve sabah ağrıyla kaldırabilir.

Migrenin en çok görüldüğü grup genç ve orta yaştaki kadınlardır. 30 yaş gurubundaki her 3 kadından birinde neredeyse migren vardır. Ancak, küçük çocuklar, yaşlılar ve erkeklerde de migren görülmektedir. Hatta 1 yaşından itibaren migren tanımlanmıştır.

Migren hastalarının %10-15’inde görülen ve aura denilen, 5 ile 60 dakika arasında sürebilen ağrı öncesi semptomlar görülebilir. Bunlar, özellikle bakılan cismin bir tarafını görememe, parlak şekilde görme ya da kırık çizgiler tarzında görme, dilde, gözde, kolda uyuşmalar, kuvvet kaybı, vertigo tarzında şikâyetler olabilir. Bu şikâyetler geçtikten yaklaşık 20 dakika sonra gerçek migren atağı başlayabilir.

Migren sadece baş ağrısı değildir, ataklar halinde seyreden, bedenden kaynaklanan fonksiyonel bir aksamadır.

Migrenin Belirtileri Nelerdir?

Migren ağrıları ikiye ayrılmaktadır. Bazı migren türlerinde aura denilen öncü belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Bunlar, özellikle görme bozukluklarıyla ortaya çıkan zikzaklı, bulanık görme şeklinde olabildiği gibi vücudun bir tarafında uyuşmayla gidebilen öncü belirtiler olabilir. Bu belirtiler yaklaşık 10-15 dakika önce başlar, sonrasında gerçek baş ağrısı görülür. Baş ağrısı genellikle tek taraflı olan, zonklayıcı ve hareketle artarak kendini hissettirir. Bunların yanı sıra kokulardan rahatsız olma, karanlık yere çekilme isteği çok önemlidir.

Migren Neden Olur?

Migrenin nedenleri tam olarak bilinmemekle beraber, genetik sebeplerin olduğu düşünülmekte, ayrıca beyindeki damarların anormal genişleyip daralmasında ki mekanizmaya bağlanılmaktadır.

Kadınlarda migren neden fazladır?

Migren daha çok kadınlarda görülen bir baş ağrısı olarak bilinmektedir. Migren, erişkin yaşa kadar çocuk, kadın ve erkeklerde eşit orandadır. Erişkin yaşta oran değişmektedir. Ülkemizde yapılan çalışmalarda erişkin yaşta 12 erkekten birinde, 4 kadında birinde migren vardır, bu dikkat çekici bir farklılıktır. Hatta 30-40 yaş arası her 3 kadından birinde migren görülmektedir. Migrenin bu tablosunda östrojen suçlanmaktadır. Çünkü hormonel döngüde östrojen, aylık döngüde özellikle adet döneminde değişim olmakta ve bu dönemde baş ağrılarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ancak altta yatan neden östrojen değildir. Erişkin yaşla birlikte kadınlarda görülen jinekolojik gelişimlerdir. Küretaj, spiral kullanımı, sezaryen rahim bölgesinin bozucu hale gelmesine neden olmakta ve migreni tetiklemektedir.

Östrojenin değişimi sadece migrenin tetikleyici faktörü olarak rol oynamaktadır. Bu durum 30’lu yaşlarda migrenin neden kadınlarda daha fazla olduğunu açıklamaktadır. Çünkü 30 yaşlarda jinekolojik girişimlerin tavan yaptığı yaşlardır.

Migren Tanısı Nasıl Konur?

Migrenin tanısını koymak için aslında kişiyle konuşmak yeterlidir. Çünkü tanı, filmlerle ya da tetkiklerle değil kişinin verdiği bilgilerle konur. Bu nedenle kişinin doktoruna hazırlıklı gelmesi çok önemlidir. Kişi kendine şu soruları sormalıdır: Benim ağrım şiddetli mi, orta mı, hafif midir, ağrıma neler eşlik ediyor, bulantı, kusma, ses, ışık hassasiyetim var mı, ağrı ne kadar sıklıkla ortaya çıkıyor ve ne kadar sürüyor, ağrım yürümekle, hareket etmekle artıyor mu, gece uykudan uyandırıyor mu, ailemde benim gibi başka başı ağrıyan kişi var mı, kişi bütün bu soruların yanıtını verip öyle hekime giderse detaylı bir bilgi vermiş olur.

Migren Kimlerde Daha Sık Görülür?

Migren kadınlarda daha sık görülmekle birlikte erkeklerde de görülen bir rahatsızlıktır. Genellikle ailesinde migreni olan kişilerde migrenin ortaya çıkma olasılığı yüksektir. Yani genetik faktör etkilidir.

Küçük yaşlarda migren ağrısına rastlanılmaktadır, fakat bildiğimiz baş ağrısıyla ortaya çıkamayabilir. Çocuklarda periyodik karın ağrıları, kusmalar, araç tutmaları, baş dönmeleri, ara ara olan baş ağrıları önemsenmeli ve mümkünse baş ağrısında uzmanlaşmış bir hekimden yardım almak gerekir. Çünkü migren tedavisi çocuklarda çok iyi sonuçlar verir.

Migren Hastaları Nelere Dikkat Etmeli?

Migren, birçok faktörden tetiklenebilen bir hastalıktır. Migrenli hastaya önerilebilecek en güzel şey tetikleyici faktörlerden mümkün olduğu kadar kaçınmaktır. Ancak bundan kaçınmak çok zordur. Çünkü migreni stres, açlık, uykusuzluk, adet dönemi hormonel değişimleri tetiklediği için bunlardan kaçınılabilmek pek mümkün değildir.

Migren hastaları düzenli egzersiz yapmalıdır. Haftada 4 saat düzenli olarak spor yapılması migrene fayda ettiği gösterilmiştir. Ayrıca sigara, alkol tetiklediği için bunlardan uzak durulması önerilir.

Migrene Mide Bulantısının Eşlik Etmesi Tehlikeli midir?

Migrende bulantının olması aranan kriterlerden biridir. Bunun yanı sıra kusmanın olması da son derece normaldir. Kişi telaşlanmamalıdır.

Migrenin Beslenme İle İlişkisi Var mıdır?

migren nedenleri

Migren, nörolojik bir hastalık olmakla beraber, beslenmede yapılan bazı hatalarla migren ağrıları artabilir. Düzensiz beslenme, açlık durumu, uykusuzluk gibi davranışların sonunda migren ataklarının arttığı bilinmektedir. Bunların dışında beslenme de kafeinden zengin besinleri günlük yaşamda tüketmek, mayalı gıdaların bolca tüketilmesi, sodyum glutamat gibi katkı maddelerini içeren hazır besinleri tüketmek, tiramin içeren bazı maddeleri (peynir) tüketmek, kırmızı şarap tüketmek migren ataklarını arttırabilir.

Uyumak Migren Atağını Hafifletir mi?

Migren atağı geçiren birçok kişi uyumanın tek tedavi olduğunu söyler. Bu durum birçok hasta için işe yaramaktadır. Karanlık, sessiz bir odada uyumak birçok kişide ağrıyı geçirebilir. Ancak bazı insanlar da migren ağrısı uyumakla geçmez, aksi halde ağrılar şiddetlenir ve uyanmaya yola açar.

Migren Atakları İçin Hangi İlaçlar Kullanılabilir?

Migren atakları için ağrı kesiciler önerilmektedir. Bunlar, parasetamol grubu olabileceği gibi nonsteroid antienflamatuar, triptan, ergo gibi ilaçlar olabilir. Öncesinde bulantı şikâyeti olduğu için bulantıyı durdurmak ve midedeki emilimi arttırmak için bulantı kesici ilaçlar önerilir.

Migrende önemli olan durum, ağrı büyüdükten sonra çoğu ağrı kesiciler işe yaramaz veya yetersiz kalır. Bu nedenle ağrı çok hafifken kuvvetli bir tedavi programıyla müdahale etmek gerekir.

Migren Nasıl Tedavi Edilir?

Migrenin tedavisini yapabilmek için öncelikle kişinin ne kadar sıklıkla ve şiddetle bu ağrıdan mahrum olduğunu anlamak gerekir. Kişi, ayda bir kez baş ağrısı çekiyorsa ve aldığı ağrı kesicilerden memnunsa ek bir öneri getirmek pek gerekmez. Kişiye bulantısını, ağrısını kesecek o günü kurtaracak bir tedavi formu önerilir.

Kişi haftada bir, iki kere baş ağrısı çekiyorsa ve ayda yedi, sekiz kere ağrı görülüyorsa o insanda artık yaşam kalitesi düşmüş demektir. Bu bireylere farklı tedavi seçenekleri önerilmektedir. Hastalara düzenli ilaç tedavisi önerilmekte ve bu süreç en az 6 ile 9 ay kadar sürmektedir. Diğer bir tedavi seçeneği de botoksla tedavidir. Gıda hassasiyeti düşünülen kişilerde gıda testi yapılarak gıdalar sorgulanır ve bunun sonucunda hassas olunan gıdalar menüden çıkartılır.

Ağrı kesicileri çok kullanan hasta grupları mevcut, bu kişilerin ağrı kesicilerden mutlaka uzaklaştırılması gerekir. Bilindiği üzere ağrı kesiciler, ağrıları sıklaştırır yani var olan ağrının sıklaşmasına, kötüleşmesine yol açar.

One comment

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir