Kafiye Nedir? | Çeşitleri | Konu Anlatımı

Kafiye (uyak) nedir? Redif nedir? Kafiye çeşitleri  (türleri) nelerdir? Kafiye şeması (örgüsü), Kafiye (uyak) konu anlatımı, Redif çeşitleri nelerdir?

REDİF – KAFİYE – KAFİYE ŞEMASI

REDİF NEDİR?

Yazılışları, söylenişleri, anlamları ve görevleri aynı olan ek, kelime ve kelime gruplarının mısra sonlarında tekrar edilmesine redif denir.

REDİF TÜRLERİ

1. Ek Hâlinde Redif

Yeşil kurbağalar öter göllerde

Kırıldı kanadım kaldım çöllerde

Anasız, babasız gurbet ellerde

Ya ben ağlamayayım, kimler ağlasın?

2. Sözcük Hâlinde Redif

Beyaz giyme toz olur

Siyah giyme söz olur

Gel beraber gezelim

Muradımız tez olur

3. Cümle Hâlinde Redif

Şu garip hâlimden bilen işveli nazlı

Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen

Tatlı dillim güler yüzlüm ey ceylan gözlüm

Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen

KAFİYE (UYAK) NEDİR?

Mısra sonlarında yazılışları aynı; anlamları, görevleri farklı ek, kelime ve kelime grupları arasındaki ses benzerliklerine kafiye (uyak) denir. Halk şiirinde buna “ayak” da denmiştir.

KAFİYE ÇEŞİTLERİ | TÜRLERİ

Kafiyeler ses benzerliklerinin sayısına göre yarım, tam, zengin, tunç ve cinaslı gibi çeşitlere ayrılır.

1-) Yarım Kafiye

Mısra sonlarındaki tek ses benzerliğidir. Sözlü Türk edebiyatı ile Halk edebiyatında çok kullanılmıştır.

Örnek:

Bir geliş var! Ne mübarek, ne garip âlem bu

Hava boydan boya binlerce hayaletle dolu

Yahya Kemal Beyatlı

Örnek:

Toros dağlarının üstüne

Ay un eledi bütün gece

 

Düşman geldi tabur tabur dizildi

Alnımıza kara yazı yazıldı

Köroğlu

2-) Tam Kafiye

Mısra sonlarındaki iki ses benzerliğidir.

Örnek:

Tarihin dilinden düşmez bu destan

Nehirler gazidir, dağlar kahraman

Orhan Şaik Gökyay

Örnek:

Gel bakma kimseye hor

Halkı yorma kendin yor

Yıkmak için çok düşün

Yıkmak kolay yapmak zor

Ya şevk içinde harap ol ya aşk içinde gönül

Ya lâle açmalıdır göğsümüzde yahut gül

Yahya Kemal Beyatlı

Örnek:

Bilmezsin ovalar nasıldır bizde

Kağnılar yollarda, yoncalar dizde

Saydıklarım damla değil denizde

Hele bir ekinler ekilsin de gör

Abdurrahim Karakoç

UYARI:

â, î, û gibi (^şapkalı ) ünlüler iki ses (â=aa, î=ıı, û=uu) kabul edildiğinden tam kâfiye, bu ünlüler yanına bir ses daha alırsa zengin kafiye olarak değerlendirilmelidir.

Örnek:

Dostu etme lâtif eyle fedâ                        (fedaa)   Tam kafiye

Hakk-ı nân u nemeki etme hebâ              (hebaa)

Nâbî

3-) Zengin Kafiye

Mısra sonlarındaki üç ve daha fazla ses benzerliğidir.

Örnek:

Dokumuşlar sarmışlar hayat denen masalı

Ova uçsuz bucaksız, renk renk eşsiz bir halı

Behçet Kemal Çağlar

Örnek:

Örümcek tel çeker görünmez hayâl           (aal) Zengin kafiye

Akrep kimi soksa olur bî-mecâl                   (aal)

Aşık Ömer

4-) Tunç Kafiye

Mısra sonunda yer alan kelimelerden birinin diğerinin içerisinde yer almasına denir.

Örnek:

Bursa’da bir eski cami avlusu

Küçük şadırvanda şakırdayan su

Ahmet Hamdı Tanpınar

Örnek:

Gezersin kırk asırlık bir mabedin içini

Bize heyecan verir bir parça yeşil çini

Faruk Nafiz Çamlıbel

Örnek:

Her şey akar, su tarih, yıldız, insan ve fikir:

Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.

Necip Fazıl Kısakürek

Örnek:

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var

Mehmet Akif Ersoy

5-) Cinaslı Kafiye

Mısra sonlarında okunuşları aynı fakat anlamları farklı (sesteş) kelimelerin oluşturduğu kafiyelenmedir. Manilerde sıkça kullanılır.

Örnek:

Niçin kondun a bülbül

Kapımdaki asmaya

Ben yârimden vazgeçmem

Götürseler asmaya

 

Seher vakti çaldım yârin kapısın

Baktım yârin kapıları sürmeli

Boş bulmadım otağının yapısın

Çıkageldi bir gözleri sürmeli

UYARI:

Kelimelerin ayrı yazılması cinası bozmaz.

Örnek:

Bilmem ki yaz mı gelmiş

Niçin açmış gül erken

Aklımı kayıp ettim

Nazlı yârim gülerken

 

Aceb insaf eder mi

Söylesem yâre derdim

Bir münasip yâr olsa

Kendine yâr ederdim

KAFİYE VE REDİF ARANIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Bir şiirde dize sonunda kafiye ve redif olmayabilir.

Örnek:

Yârin dudağından getirilmiş

Bir katre alevdir bu karanfil,

Gönlüm acısından bunu bildi!

Ahmet Haşim

Sadece kafiye olabilir.

Örnek:

Ne aşk var ne mutlu sonlar

Buz gibi yalnızlık var

Sadece redif olabilir.

Örnek:

Bir beyaz lerze, bir dumanlı kuş

Eşini gaip eyleyen kus

Cenap Şahabettin

Kafiye ve redif ikisi bir arada olabilir. Bu durumda da kelime sonunda önce redif daha sonra kafiye aranır.

Örnek:

Umudum yılların sel ine düştü

Saçının en titrek tel ine düştü

Necip Fazıl Kısa kürek

Ancak kelime sonunda kafiye bulunduktan sonra redif aranmaz.

Örnek:

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl,

Kahraman ırkıma bir gül, ne bu şiddet, bu celâl?

Mehmet Âkif Ersoy

KAFİYE ŞEMASI

Şiiri oluşturan beyit, dörtlük, bent gibi nazım birimlerinin belli bir düzene göre kafiyelenmesi düz, çapraz, sarma, mani tipi ve örüşük olmak üzere beş kafiye şemasını karşımıza çıkarır.

1. Düz Kafiye

Divan edebiyatı nazım şekli mesnevide olduğu gibi her beyitin aa şeklinde kendi arasında kafiyelenmesi; dörtlük nazım birimiyle oluşturulmuş bir şiirde de aaaa, aabb ya da aaab şeklinde kafiyelenmesi düz kafiyeyi oluşturur.

Örnek:

Biçare gönüller, ne giden son gemidir bu             -a

Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu              -a

Yahya Kemal Beyatlı

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?    -a

Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan şühedâ            -a

Cânı, cânanı, bütün varımı alsın da Hüdâ           -a

Etmesin tek vatanım beni dünyada cüdâ            -a

Mehmet Âkif Ersoy

 

Eyvah! Ne yer, ne yâr kaldı,                    -a

Gönlüm dolu ah u zâr kaldı,                    -a

Şimdi kiradaydı, gitti elden,                     -b

Gitti ebede gelip ezelden,                        -b

Abdülhak Hamit Tarhan

Genç Osman dediğin bir küçük uşak        -a

Beline Çağlamış ibrişim kuşak                  -a

Askerin içinde birinci uşak                        -a

Allah Allah deyip geçer Genç Osman         -b

Kayıkçı Kul Mustafa

2. Çapraz Kafiye

Bir dörtlükte birinci dize ile üçüncü dizenin, ikinci dize ile dördüncü dizenin kendi arasında “abab” şeklinde kafiyelenmesidir.

Koşma ve koşma tipinde yazılan halk şiirlerinin sadece birinci dörtlüğü bu şekilde oluşturulur.

Örnek:

Ne içindeyim zamanın             -a

Ne de büsbütün dışında           -b

Yekpare geniş bir ânın             -a

Parçalanmış akışında               -b

Ahmet Hamdi Tanpınar

Başka sanat bilmeyiz, karşımızda dururken        -a

Söylenmemiş bir masal gibi Anadolu’muz           -b

Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken         -a

Sana uğurlar olsun ayrılıyor yolumuz                 -b

Faruk Nafiz Çamlı bel

3. Sarma (Sarmal) Kafiye

Bir dörtlükte birinci dize ile dördüncü dizenin, ikinci dize ile de üçüncü dizenin kendi arasında “abba” şeklinde kafiyelenmesidir.

Örnek:

Çocukluğum çocukluğum      -a

Uzakta kalan bahçeler           -b

O sabahlar o geceler              -b

Gelmez günler çocukluğum   -a

Ziya Osman Saba

4. Mani Tipi Kafiye

Mani, rubai ve tuyuğ nazım şekillerinde olduğu gibi bir dörtlüğün üçüncü dizesi dışında diğer dizelerin kendi arasında “aaxa” şeklinde kafiyelenmesidir.

Örnek:

Her yalana kanmışım    -a            Ne bağrımda gülüm var -a

Her söze inanmışım      -a            Ne dalda bülbülüm var   -a

Ben artık sevgiden de   -x            Artık ne aşkım, ne de     -x

Bıkmışım, usanmışım   -a            Aşka tahammülüm var   -a

Orhan Seyfi Orhon

5. Örüşük Kafiye

Servet-i Fünûn Dönemi’nde Batı’dan edebiyatımıza giren ve üç dizelik bentlerden oluşan terza-rima nazım şeklinde karşımıza çıkan bir kafiye şemasıdır. Her bendin ikinci dizesinin son sesi, arkadan gelen bendin birinci ve üçüncü dizesinde yer alır.

Giz

Bu kadar uzak mıydı             -a

Git git bitmiyor yol                -b

Görünmüyor dağın ardıl        -a

 

Oysa bilmem kaç yıl               -b

Bu yollardan yürünmüş          -c

Şimdi sanki bir masal             -b

 

Bu dilsiz dağ ve taş                  -c

Nerde saklar kuşları                 -d

Hangi gizle sarmaş dolaş          -c

 

Anlamak zor susuşları.            -d

Ahmet Telli

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir