Yakup Kadri Karaosmanoğlu Hayatı | Edebi Kişiliği | Eserleri

Yakup Kadri Karaosmanoğlu kısa hayatı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu kimdir? Yakup Kadri Karaosmanoğlu edebi kişiliği, Yakup Kadri Karaosmanoğlu eserleri.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu Hayatı

YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU (1889 – 1974)

HAYATI

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, 1889’da Kahire’de doğdu. İzmir’de eğitimini sürdürürken babasının ölümü üzerine 1905’te annesiyle Mısır’a dönmek zorunda kaldı. Mısır’da Jön Türkler’le tanıştı. Fransız ve İsviçre okullarında Fransızcayı öğrendi. Flaubert, Maupassant, Daudet gibi sanatçıların eserlerini okudu. 1908’de İstanbul’a geldi. Hukuk Mektebindeki eğitimini üçüncü sınıfta bıraktı. Çocukluk arkadaşı Şahabettin Süleyman’ın davetiyle Fecr-i Âti topluluğuna katıldı. Henrik İbsen’den etkilenerek “Nirvana” adlı tiyatrosunu yazdı. Yahya Kemal’le Nev-Yunanîlik akımını başlatmak isteseler de gerekli ilgiyi görmediler. “Nur Baba” adlı eserini yazdı ancak tepkilerden çekindiği için yayımlamadı. 1913’te “Bir Serencam” adındaki ilk hikâyesini yazdı.

1916’da yakalandığı tüberküloz hastalığının tedavisi için İsviçre’ye gitti. Mütareke yıllarında yurda döndü. Yaşanılan mücadeleler millî edebiyata katılmasını ve sanat anlayışının toplumcu bir şekil almasını sağladı. İkdam gazetesinde Kurtuluş Savaşı’nı destekleyen yazılar yazdı. “Kiralık Konak” romanını İkdam gazetesinde, “Nur Baba”yı ise Akşam gazetesinde yayımladı. Ankara’ya gitti ve Tetkik-i Mezalim Komisyonu’na katılarak Kütahya, Eskişehir, Sakarya civarında incelemelerde bulundu.

Mardin milletvekili olarak Meclis’te görev aldı. 1925’te Anadolu Ajansı’nın kurucuları arasında yer aldı. 1931’de Manisa milletvekili seçildi. Kadro dergisinde yazdıklarının aşırı bulunması yüzünden Tiran’a elçi tayin edildi. Prag, Lahey, Bern, Tahran elçilikleri de yaptı. “Zoraki Diplomat” adlı eserinde elçilikleri esnasında yaşadıklarını yazdı. CHP milletvekilliği yaptığı yıllarda Atatürk İlkelerine aykırı hareket edildiği düşüncesiyle partiden ayrıldı.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, 1974’te tedavi gördüğü Ankara’da hayata veda etti.

EDEBİ KİŞİLİĞİ | SANAT ANLAYIŞI

  • Fecr-i Âti topluluğunda başladığı edebiyat yaşamını millî edebiyatta “Sanat toplum içindir.” düşüncesiyle sürdürmüştür.
  • Roman, hikâye, mensur şiir, anı, deneme ve makale türünde eserler yazmıştır.
  • Romancılığıyla ön plana çıkan sanatçının akıcı ve özgün bir üslubu vardır.
  • İlk eserlerinde dili ağırken sonraki eserlerinde sade bir dil kullanmıştır.
  • Bir tez etrafında geliştirdiği eserleri düşünce temellidir. “Yaban” adlı eseri bunun güzel bir örneğidir.
  • Romanlarında iç dünyaları zengin, törelere bağlı karamsar kişiler vardır.
  • Balzac, Flaubert ve Zola gibi sanatçılardan etkilenmiş realist bir sanatçıdır.
  • Ancak yeri geldikçe eserlerinde kişiliğini gizlememiştir.
  • Yazdığı romanlarında Tanzimat yıllarından 1950’ii yıllara kadar Türk topIumunda görülen sosyal değişimleri, nesiller arasındaki fikir ayrılıklarını ve çatışmayı işlemiştir. Bu yönüyle romanlarında birbirini bütünleyen tarihî süreci anlatmış ve edebiyatımızda nehir roman anlayışına uygun eserler vermiştir. Romanları ele aldığı konulara göre şöyledir:

Hep O Şarkı: Bir aşkı konu edinen eser Abdülaziz dönemini anlatır.

Bir Sürgün: II. Abdülhamit döneminde Fransa’ya kaçan bir Jön Türk’ün yaşadığı sıkıntılar ve yoksulluk yüzünden yakalandığı veremden ölmesi anlatılır.

Hüküm Gecesi: İttihat ve Terakki ile İtilaf Fıkralarının 1908’li yıllarda yaşadığı siyasi çekişmeleri ve kavgaları röportaj şeklinde anlatır.

Kiralık Konak: Yazarın ilk romanıdır. Tanzimat yıllarından I. Dünya Savaşı’na kadar yaşanılan kültürel değişim ve üç neslin birbiriyle yaşadığı çatışmalar anlatılır.

Sodom ve Gomore: Sodom ve Gomore, Tevrat’ta bahsedilen ve yaşadığı ahlaksızlıklar yüzünden lanetlenmiş şehirlerdir. Yakup Kadri’nin eserine bu ismi vermesinin sebebi ise İstanbul’un işgal edildiği yıllarda yaşanılan ahlaksızlıkların Sodom ve Gomore’yi aratmamasıdır.

Yaban: Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu’ya geçen ve yaban olarak adlandırılan Ahmet Celâl’in yaşadıkları anlatılır. Asıl verilmek istenen mesaj Anadolu halkının yoksullukla mücadelesi ve aydın-köylü çatışmasıdır.

Ankara: Kuva-yı Milliye yılları ve sonrasında Atatürk devri Ankarası, Selma adında bir bayanın yaşadıklarıyla anlatılır.

Panaroma I-II: Ankara romanın devamı diyebileceğimiz Panaroma I’de Atatürk yılları, ll’de ise Atatürk’ün vefatından sonra Türkiye’de yaşanılanlar anlatılır.

Nur Baba: Bir Bektaşi olan Yakup Kadri’nin Bektaşi Tekkelerinin bozulmasıyla ilgili izlenimlerini kaleme aldığı eseridir. Bu eseri Euripides’in Bakkhalar eserinden etkilenerek kaleme almıştır.

ESERLERİ

Roman: Kiralık Konak, Nur Baba, Hüküm Gecesi, Sodom ve Gomore, Yaban, Ankara, Panaroma, Bir Sürgün (Refik Halit’in Sürgülüyle karıştırmayın), Hep 0 Şarkı

Hikâye: Bir Serencam, Millî Savaş Hikâyeleri, Rahmet

Hatıra: Zoraki Diplomat, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Anamım Kitabı, Vatan n folunda, Politikada 45 Yıl

Tiyatro: Sağanak, Nirvana

Mensur Şiir: Erenlerin Bağından, Okun Ucundan (mensur şiir)

Makale: İzmir’den Bursa’ya (Halide Edip, Falih Rıfkı ve Mehmet Âsim ile birlikte kaleme aldılar.), Kadınlık ve Kadınlarımız, Ergenekon, Alp Dağlarından ve Miss Chalfrin’in Albümünden

YABAN ROMANI ÖZET

Kahramanlar

Ahmet Celâl, Mehmet Ali, Emine, İsmail, Salih Ağa, Şeyh Yusuf

Konu

Eserde Kurtuluş Savaşı’ndaki köy gerçeği ve köylü-aydın çatışması işlenir.

Özet

Sakarya Savaşı bittikten sonra Sakarya ve Mihaliç çevrelerinde dolaşan Tetkik-i Mezalim Heyeti, taşlar arasında Ahmet Celâl’e ait bir defter bulur. Ahmet Celâl, I. Dünya Savaşı sırasında bir kolunu kaybeder, kendi memleketinin işgal edilmesiyle de emir eri Mehmet Ali’nin köyüne sığınır. Sığındığı bu köyde yaşayanları boyunduruğu altına almış Salih Ağa ile zararlı düşünceleriyle halkı olumsuz etkileyen Şeyh Yusuf’la karşılaşır. Ahmet Celâl, köyde kendisine yakın olarak Emine’yi görür. Köyün işgal edilmesiyle birlikte halk düşmanın yaptıklarına göz yumar. Türk askerinin zafer elde edeceği ümidini yitirmeyen Ahmet Celal ise Emine’yle kaçmaya karar verir. Bu kaçış esnasında emine ağır bir şekilde yaralanır. Ahmet Celal de yazdığı hatıra defterini Emine’ye bırakarak oradan uzaklaşır. Roman da Ahmet Celal’in hatıra defterinden doğar.

KİRALIK KONAK ROMANI ÖZET

Kahramanlar

Naim Efendi, Sekine Hanım, Servet Bey, Seniha, Hakkı Celis, Faik

Konu

Eserde Tanzimat yıllarından I. Dünya Savaşı’na kadar yaşanılan kültürel değişim ve üç neslin birbiriyle yaşadığı çatışmalar işlenir.

Özet

Eserde üç kuşak vardır:

I. Kuşak: II. Abdülhamit Dönemi’nde nazırlık yapmış bir Osmanlı beyefendisi olan Naim Efendi.

II. Kuşak: Naim Efendi’nin alafranga düşkünü kızı Sekine Hanım ve damadı Servet Bey.

III. Kuşak: Naim Efendi’nin serbest yetiştirilmiş, yenilikçiliği savunan; ancak bunu Avrupa’da yaşamak olarak algılayan torunu Seniha.

Naim Efendi, çocukları ve torunlarıyla Kanlıca’da bir konakta yaşamaktadır. Naim Efendi’nin torunu Seniha, Faik ile yasak aşk yaşar ve hamile kalır. Bunun üzerine de Avrupa’ya kaçar. Durumu öğrenen ve Seniha’ya âşık olan Hakkı Celis ise cepheye gider. Bir süre sonra I. Dünya Savaşı’nın getirdiği olumsuzluklardan dolayı Kanlıca’daki yalı satılır. Servet Bey yalıdan ayrılarak Beyoğlu’nda bir apartmana taşınır ve Avrupa’dan dönen kızı Seniha’yla görüşmeye devam eder. Servet Bey’in verdiği ziyafete katılan bir subayın Hakkı Celis’in şehit olduğunu haber vermesine rağmen Seniha bu durumu umursamaz. Naim Efendi de kiralamak istediği ancak kimsenin talip olmadığı konağındaki yaşamına devam eder.

SODOM VE G0M0RE ROMANI ÖZET

Kahramanlar

Leylâ, Necdet, Cemil

Konu

Eserde mütareke yıllarında İstanbul’da yaşanan ahlak çöküntüsü işlenir.

Özet

Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’ndan çıkınca kargaşa içerisinde kalmış, Anadolu’yla İstanbul kopuk bir hâle gelmiştir. Yazar bu kopukluğu Allah’ın lanetlediği şehirler olan Sodom ve Gomore’ye benzetir. Kuva-yı Milliye çalışmaları sürerken İstanbul kızları İngiliz subaylarıyla düşüp kalkarlar. Leylâ da bu kızlardan biridir. Leylâ’ya âşık olan Necdet ise olan bitene seyirci kalır. Ancak onun arkadaşı Cemil bu düşüncelere katılmaz. Kuva-yı Milliye mücadelesine destek verirken ölür. Nihayet beklenen günler gelir ve Kuva-yı Milliye, İstanbul’un süslü hayatım söndürür. Leylâ direniş kuvvetlerini nefrette karşılarken kendini İngilizler tarafından kullanılmış hisseden Necdet, Leylâ’dan uzaklaşıp Bağımsız İstanbul Hareketi’ne katılır.

ANKARA ROMANI ÖZET

Kahramanlar

Selma Hanım, Nazif Bey, Hakkı Bey, Neşet Sabit, Murat Bey, Ömer Efendi ve Ailesi

Konu

Eserde Millî Mücadele ve Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşanan olaylar işlenir.

Özet

Eserde üç dönem üzerinde durulur:

1. Millî Mücadelemden Önceki Ankara

Romanın kahramanı Selma Hanım, hayatının üç bölümünü üç ayrı erkekle geçirir. Millî Mücadele yıllarında İstanbul’a yabancı Nazif Beyle evlidir. Selma Hanimin, Nazif Bey’in vekil arkadaşı Murat Bey ve Hakkı Beyle tanışması hayatında birtakım değişikliklere sebep olur. Hakkı Bey, Millî Mücadele ruhludur. Kocasında böyle bir özelliği göremeyen Selma Hanım kocasından kopmaya başlar.

2. Millî Mücadele’deki Ankara

Zaferden sonraki Ankara anlatılır. Selma Hanım, Hakkı Beyle evlenmiştir. Hakkı Bey ise ordudan ayrılmış, vurguncu harp zengini olmuştur. Neşet Sabit, Selma Hanimi görebilmek için onun bulunduğu eğlencelere katılır. Selma Hanım da Hakkı Bey’den ayrılır ve öğretmenlik yapmaya başlar.

3. Millî Mücadele’den Sonraki Ankara

Bu bölüm yazarın hayalindeki Ankara’nın çehresinin değiştiği bölümdür. Selma Hanım, Neşet Sabit Beyle evlenmiştir. Karı- koca fırsat buldukça Anadolu’nun çeşitli yerlerine giderek orada düzenlenen eğlencelere katılırlar. Eser, yazarın bu düşünceleriyle son bulur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir