Kalp Krizi Nedir? | Belirtileri Nelerdir?

Kalp krizi nedir? Kalp krizi belirtileri nelerdir? Kalp krizi anında yapılması gerekenler nelerdir? Kalp krizine karşı alınabilecek önlemler nelerdir? Kalp krizi hakkında bilgiler. 

Sağlık Bakanlığının verilerine göre, Türkiye’de 2 milyondan fazla kalp hastası bulunuyor. Kalp hastalıklarından ölenlerin önemli bir bölümünü 41-58 yaş arasındaki insanlar oluşturuyor.

Kalp Krizi Nedir?  

Kalp krizi, kalbi besleyen damarların aniden tıkanması anlamına gelmektedir. Kalp dokusunun yeterince oksijenlenememe sonucunda miyokard enkarktüsü denilen kalp krizi ortaya çıkar. Bu, sıklıkla kalbi besleyen damarlar olan koroner damarlarda çeşitli derecelerde oluşan darlıklar sonucunda kalp dokusuna yeterince oksijen gitmemesiyle ilgili kalp bölgesinin ölmesi sonucu ortaya çıkar. Ölen kalp dokusu işlevsiz hale gelir ve fonksiyonunu yitiren kalp, iyi kasılamaz. Dolayısıyla kalp krizinden hasta kurtulsa bile devamında kalp yetersizliği ile seyreden bir süreçle karşı karşıya kalır.

Kalp krizinin ortaya çıkış şekli genellikle göğüs ağrısıdır. Eğer vaktinde tedavi edilmezse o bölgede kalıcı doku kaybına yol açabilmektedir.

Kalp krizinin ardından, hasta eskisinden daha da tıknefes hale gelir. Derin nefes alamaz. Kalpteki hücreler ölmüş ve burada bir yara izi oluşmuştur. Bu nedenle kasların kasılması sınırlı bir hale gelmiştir.

Her on kalp hastasından biri sigara yüzünden kalp hastası olmuştur. Az yemek yemek, çok hareket kalp sağlı için gereklidir.

Birinci kalp krizinden sonra, mutlaka doktor kontrolünden geçin.  Yaşam tarzınızı değiştirin.

Göğsünde şiddetli ağrı hisseden kişinin acil bir şekilde hastaneye gitmesi gerekir.

Belirli stres durumlarında da kriz tehlikesi oluşabilir. Örneğin, aile içi gerginlikler, gürültü, hastalık ya da eşin ölümü gibi.

Kimler Kalp Krizi Riski Altındadır?

Kalp krizi riskini belirleyen faktörler değiştirilebilen ve değiştirilemeyen risk faktörleri olmak üzere iki grupta toplanmaktadır. Değiştirilemeyen risk faktörlerinin başında yaş ve cinsiyet gelmekte. Erkek cinsiyet tek başına kalp krizi riskini arttırmakta, kadınlar östrojeni koruyucu etkisiyle bir miktar daha avantajlı durumdadır. Ancak menopoz sonrası dönemde kadın ve erkeklerde kalp krizi riski eşitlenmektedir. Yaş olarak, erkeklerde 45 yaşı üstünde, kadınlarda 55 yaşının üstünde kalp krizi riski arttığı gözlenmektedir. Bunlarında dışında birinci derece akrabalarda kalp damar hastalığı bulunması gibi genetik faktörler de değiştirilemeyen faktörler arasında yer almaktadır.

Değiştirilebilir faktörler ise;

  • Kolesterol yüksekliği,
  • Obezite (şişmanlık),
  • Hareketsizlik,
  • Stres,
  • Aşırı alkol tüketimi,
  • Kalıtım,
  • Sigara kullanımı,
  • Şeker hastalığı,
  • Hipertansiyon gibi risk faktörleri yer almaktadır.

Kalp hastalığında; göbeklilik, kan şekerinin yüksekliği ve hareketsizlik risk faktörüdür.

Kalp Krizinin Belirtileri Nelerdir?

Göğsün orta kemsinde, yeri net olarak tarif edilemeyen baskı tarzında bir ağrı kalp krizi için tipiktir. Bu ağrı sıklıkla sol kola, sırta ve alt çeneye yayılmaktadır. Beraberinde fenalık hissi, soğuk terleme ve nefes darlığı da olabilir. Sıklıkla 30 dakikadan uzun süren bir ağrıdır. Hareket etmekle artar, istirahatla bir miktar azalsa da tamamen düzelmez. Bunlar kalp krizi için tipik belirtilerdir. Ancak diyabetik hastalarda, şeker hastalığı olanlarda tek başına nefes darlığı ya da mide yakınması gibi şikâyetlerle de ortaya çıkabilir.

  • Göğüste sıkıştırıcı ağrı veya basınç,
  • Nefes darlığı,
  • Terleme,
  • Mide bulantısı ve kusma,
  • Baş dönmesi ve sersemleşme,
  • Karın ağrısı,
  • Sıkıntı,
  • Göğüste sıkışma, aniden gelişen baş dönmesi veya bilinç kaybı,
  • Omuzlara, boyna ve kola yayılan ağrı,
  • Göğüste yanma veya bulantı ve kusmanın da olduğu hazımsızlık,
  • Gaz şikâyetleri.

Erken Tanı Kalp Krizini Önler mi?

Kalp krizini önlemede erken tanı oldukça önemlidir. Kişilerin risk faktörlerinin önlenmesi, bu risk faktörlerine yönelik koruyucu tedavilerin alınması esastır. Bu da düzenli olarak yapılacak kalp kontrolleriyle ortaya çıkabilir. Erkeklerde 40 yaşın üstünde kadınlarda 45 yaşın üstünde yıllık sağlık taramaları bu amaçla önerilmektedir.

Kalp Krizi Tespit Yöntemleri

  • EKG ve eforlu EKG
  • Kalp anjiyografisi
  • Kalp ultrasonografisi

Kalp Krizi Anında Yapılması Gerekenler

  • Hastanın etrafındaki kalabalığı uzaklaştırın,
  • Kapı ya da pencereyi açarak temiz hava gelmesini sağlayın,
  • Acil ambulans hattını arayın.

UYARI:

  • Hastaya kolonya koklatmayın,
  • Hastayı telaşlandırmayın ve hareket ettirmeyin,
  • İlk yardım eğitiminiz yoksa kalp masajı gibi müdahalelerden kaçının,
  • Su gibi sıvı içecekler içirmeyin,
  • Doktora danışmadan hastaya dilaltı ilacı vermeyin.

Kalp Krizi Riskine Karşı Alınacak Önlemler

Kalp krizi riskini azaltmak için kalp damar hastalığı gelişimiyle ilişkili risk faktörlerini de tedavi ettirmek gerekmektedir. Burada, özellikle yüksek tansiyonu olan hastaların ilaçlarını düzenli bir şekilde kullanmaları, tuzsuz diyet uygulamaları önemlidir. Şeker hastalarının diyete ve egzersize önem vermeleri ve şekerle ilişkili ilaçlarını düzenli bir şekilde almaları gerekmektedir.

Sigara içimi kalp krizi açısından çok önemli bir risk faktörüdür. Bu nedenle sigaradan vazgeçmek gerekir. Kan yağları yüksek olan hastaların erken dönemde öncelikle diyetle tedavi edilmeye çalışılmalı, sonrasında gerek görülen hastalarda, kan yağlarını düşürücü ilaçlarla, kalp krizi riskini azaltmaktadır.

Kalp krizi riski yüksek olan hastaların doktorla diyalogları çok önemlidir. Düzenli doktor takipleriyle doktorun gerek gördüğü halde, ilaçlarda değişikliğe veya dozajda değişikliğe gidilebilir. Bu nedenle doktor kontrollerinin aksatılmaması gerekir.

Tekrarlayan Kalp Krizlerinde Ölüm Riski Artar mı?

Organların faaliyetlerini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmeleri için yeterli dolaşıma ihtiyaçları vardır. Koroner damarlar, kalbi besleyen ana damarlardır. Bu damarlarda kalp kriziyle ortaya çıkabilecek durumda kalp kasında ve kalp kapağında ciddi hasarlar ortaya çıkabilir. Tekrarlayan durumlarda bu hasar artar, kalp yetersizliği ve ritim bozukluluğu oluşabilir. Kalp yetersizliği ve ritim bozukluluğu oluşan hastalarda da ani ölüm riski yüksektir. Bu nedenle öncesinde kalp krizi geçirmiş hastaların, çok sıkı bir şekilde tetkik ve tedavi edilerek tekrarlayan kalp krizi riskleri azaltılmalıdır. Böylelikle hastalarda ölüm riski de azaltılmış olur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir