Klasisizm Akımı Nedir? | Özellikleri | Temsilcileri

Klasisizm akımı nedir? Klasisizm akımının özellikleri nelerdir? Klasisizm akımı temsilcileri.

Klasisizm (Kuralcılık)

Klasik, üzerinden yıllar geçtiği halde gerçek özellikle kaybetmeyen eser ve sanatçı anlamına gelir. Klasisizm, Yunan ve Latin edebiyatları geleneğine bağlı bir edebi akımdı 17. yüzyılda Avrupa’da özellikle Fransa’da gelişme ortam bulmuştur. Bu akıma “1660 ekolü” adı da verilmiştir. Aydınlanma çağı filozoflarından Descartes, felsefesini mutlu şüphe üzerine kurarak “düşünme”yi esas alır. Bu nedenli felsefenin özünü, “Düşünüyorum öyleyse varım.” cümlesiyle formüle eder. Akıl ve mantığın mutlak egemenliği, onun felsefesinin temelini oluştururken klasisizme de kaynak olmuştur.

Klasisizmin Temel Özellikleri

  • Klasik sanatçılar, eserlerinde Yunan ve Latin edebiyatlarını örnek alarak klasik değerleri yaşatmayı amaçlamışlardır.
  • Akıl her yerde ve her zaman yanılmaz; aldanmaz, şaşmaz ve insanı daima doğru olana götürdüğü için akıl ve sağduyu bu akımın temelini oluşturur.
  • Bu akımın sanatçıları “Sanat sanat içindir.”düşüncesiyle eserlerini oluşturmuşlardır.
  • “Doğa kavramı” klasisizmde insanın iç dünyası (ruh hâli) anlamında kullanılmıştır. Ancak insan her yönüyle ele alınmamış, hayatın zamanla değişen koşulları dışında insanın hiç değişmeyen yanları olduğuna inanılmış, insanın bu evrensel özellikleri ele alınmıştır.
  • Klasik sanatçılar, konu ve olayların gerçeğe benzer olmasına dikkat etmek zorundadır. Seçilen konu ve olaylar, aklın ve herkesin kabul edeceği gerçeklik sınırları içinde kalmalıdır. Gerçeklikten çok gerçeğe benzerlik önemsenmiştir.
  • Şekilci ve kuralcıdırlar. Bunun için tiyatroya üç birlik kuralını –yer, zaman, olay birlikteliğini- getirmişlerdir.
  • Klasisizm, nesnel sanat anlayışını benimser. Sanatçılar eserlerinde kişiliğini gizler. Duygu, zaaf ve sırlarını esere yansıtmazlar. Yazarlar okur veya seyircinin dikkatini konu içindeki kahraman üzerine yönlendirir.
  • Klasisizmde her türün kendine özgü kuralları ve sınırları vardır, birinden ötekine geçilemez ve türler birbirine karıştırılamaz.
  • Klasisizmde ahlaki bir amaç güdülmüş, aşırı tutkulara akıl yoluyla gem vurulması, erdeme her şeyin üstündeki değer verilmesi görüşü, uyulması gereken başlıca kurallardan olmuştur.
  • Amaç, edebiyat eserinin, “organik bütün” olarak görülmesi ve bu bütünlüğe büyük önem verilmesidir. Klasik eserde parçaların bütünle uyumlu olmasına önem verilmiştir.
  • Üslubun her türlü yapmacıktan uzak, süssüz, açık ve sağlam olmasına önem verilmiştir. Fakat dil, halkın kullandığı dil değil, seçkin çevrelerin kullandığı konuşma dilidir.
  • Klasisizmde konuya değil, konunun işleniş biçimine önem verildiği için aynı konu farklı sanatçılarca ele alınmıştır.
  • İnsanların aynı şartlar altında aynı duyguları yaşayacağı düşüncesiyle tek tip değişmez tipler oluşturmuşlardır.

Klasisizmin Temsilcileri

Corneille, F. de Malharbe, Racine, La Fontaine, Moliere, La Rochefoucault, Boileau, Fenelon, La Fayette, Pascal, Benigne Bossuet, Descartes, John Milton, La Bruyere.

Türk Edebiyatındaki Temsilcileri

İbrahim Şinasi (Şair Evlenmesi tiyatrosu, Yusuf Kâmil Paşa (Fenelon’dan yaptığı Telemak çevirisi), Ahmet Vefik Paşa (Moliere’den yaptığı tiyatro çevirileri), Direktör Ali Bey…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir