Deyim Nedir? | Özellikleri | Örnek

Deyim nedir? Deyim özellikleri nelerdir? Deyim örnekleri.

DEYİM NEDİR?

Bir durum, bir olayı, bir kavramı anlatmaya yarayan en az iki sözcükle kurulmuş kalıplaşmış mecazlı dil birliklerine DEYİM denir.

DEYİM ÖRNEKLERİ

  • Burnunun dikine gitmek (inatçılık),
  • Göz atmak (derine inmeden bakmak),
  • Ağız kalabalığı (anlamsız saçma sapan sözler söylemek),
  • Bir kulağından girip bir kulağından çıkmak (nasihat dinlememek)

DEYİMLERİN ÖZELLİKLERİ

1-) Deyimler kalıplaşmış yapılardır. Bu yüzden deyimleri oluşturan sözcükler ve bunların yerleri değiştirilemez.

“Tepeden bakmak” deyimi “küçümsemek, kendini üstün görmek” anlamında kullanılır. Bu deyimi “tepeden görmek” yüksekten bakmak” biçiminde kullanmamız deyimin anlamını bozar.

2-) Deyimler en az iki sözcükten oluşur; cümlede mastar şeklinde olanlar çekimlenebilir:

“Toz kondurmak” deyimini cümlede “Kendine hiç toz kondurmuyor.” Biçiminde kullanabiliriz.

3-) Cümle şeklinde olan deyimler de vardır:

Yağmur olsa kimsenin tarlasına düşmez.

Kuş uçmaz, kervan geçmez.

Armut piş ağzıma düş.

4-) Bazı deyimler söz öbeği biçiminde kalıplaşmıştır:

El atından

Çetin ceviz

Ağzı sıkı

5-) Deyimlerin çoğu mecazlı ve benzetmeli anlatımla kullanılır. Sözcüklerden en az birinde mecaz söz konusudur:

Gözünden düşmek (mecaz)

Göğsü kabarmak (mecaz)

Tereyağından kıl çeker gibi (benzetmeli)

6-) Bazı deyimlerde sözcükler gerçek anlamlarını yitirmemişlerdir:

Dosta düşmana karşı

Özrü kabahatinden büyük

Hem suçlu hem güçlü

7-)Deyimler, cümlede özne, yüklem, tümleç görevinde kullanılabilir:

Çocuk çok sağlıklı, yüzünden kan damlıyor. (Yüzünden kan damlıyor- Yüklem)

Ağzını bıçak açmayan deyim sonunda konuştu. ( Ağzını bıçak açmayan – Özne)

😎 Deyimler kavramları karşılar, atasözleri ise genel kural ortaya koyar. Bu yönden atasözü ve deyim ayrımı yapılabilir.

Hapı yutmak (zor duruma düşmek – deyim)

Parlayan demir ışıldar. (genel kural – atasözü)

9-) Deyimler kısa ve özlü anlatımlardır. Anlatıma akılcılık kazandırmak amacıyla az sözle çok şey anlatılır.

Bıçak kemiğe dayanmak: Çekilen sıkıntıya artık dayanacak halin kalmaması.

Açık kapı bırakmak: Gerektiğinde bir konuya yeniden dönebilme imkanı bırakmak, kesip atmamak, ileriyi düşünerek ılımlı davranmak.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir