Akciğer Nedir? | Yapısı | Hakkında Bilgiler

Akciğer kısaca nedir? Akciğerin yapısı nasıldır? Akciğer hakkında bilgiler.

Akciğer Nedir? | Hakkında Bilgiler

Akciğerlerimiz, vücudun ihtiyaç duyduğu oksijeni temin ediyorlar. Beyinden ayak parmağına kadar insan vücudunun tüm hücreleri bu oksijen sayesinde canlı kalıyor. İçlerinde bir tenis kotu kadar yüzey alanına sahip, 300 milyon küçük kese bulunuyor. Toplu iğne kadar olan bu kesecikler, her soluk alışverişimizde kana oksijen aktarıyorlar.

Bir insan, dakikada 10-12 nefes alıyor. Bunlardan biri derin nefestir. Bu nefes akciğerlerin iyice açılmasını sağlıyor. Sonrasında nefes alışlar ritmik bir şekilde devam ediyor. Yetişkin bir erkekte tek bir akciğer 1,300 kg. ağırlığında, ortalama kan hacmi 2-3 litre. Kadınlarda akciğer büyüklüğü ve kapasitesi biraz daha düşüktür.

Akciğerin Yapısı

Akciğer, hava, kan, değişik sıvılar ve dokulardan oluşuyor. Şişik bir akciğer tam bir sünger gibidir. Elinizle bastırdığınız zaman çöker. Akciğeri, çok ince bir zar tabakası kaplar. Sağda 3 lob, solda 2 lob bulunur. Sol akciğer, kalbin yanında bulunması nedeniyle %40 kapasiteyle soluk almamızı sağlarken, sağ akciğer %60 kapasiteyi sağlar. Nefes borusu iki bronşa ayrılıyor ve akciğerlere giriyor. Hava giriş çıkışı bu bronşlarla sağlanıyor. Bronşun temel yapısını kıkırdak oluşturuyor. Kalpten gelen bir damar kirli kanı akciğere ulaştırırken, bir başka damarda temiz kanı kalbe ulaştırıyor. Bu bilgilerden sonra akciğerlerimizin nasıl nefes alabilmemize olanak sağladıklarını görelim.

Soluduğumuz hava nefes borusundan geçerek bronşlara, bronşçuklara ve nihayet bunların ucundaki alveollere gelir. Bunlar, torba biçiminde içi boş keseciklerdir. Akciğer kesecikleri, nefesle alınan oksijeni kana karıştırır. Kandan alınan karbondioksit, ayrı bronşlardan dışarı çıkar. Bu işlem sadece 7 saniye sürer.

Kandaki oksijen ve karbondioksit nasıl yer değiştirir? Bu noktada muhteşem bir tasarımdan bahsetmeliyiz. Kalpten gelen karbondioksit yüklü kirli kan, akciğerin içine girer ve kılcal damarlar aracılığıyla oksijenle buluşacağı alveollere gelir. Kanı getiren damarlar, alveol keseciklerinin içine giriyor. Sadece ince bir kat hücreyle kaplı bu bölgede, kirli kanda havadan gelen oksijen temas haline geçiyor. Oksijen ve karbondioksit yer değiştiriyor.

Son olarak alveollerin bu işi nasıl gerçekleştirdiğine de bakalım. Yüzlerce kola ayrılmış bronşlar ve uçlarında her biri toplu iğne ucu büyüklüğünde alveoller. Sağlıklı bir akciğerde 300 milyon alveol bulunuyor. Toplam yüzey alanları bir tenis kortu büyüklüğündedir. Alveollerin içi kılcal damarlarla örülüdür. Her enfes alışta alveol biraz genişler, nefes verildiğinde eski haline döner. İç yüzeyi sıvıyla kaplıdır. Sıvıdaki su moleküllerinin birbirlerini çekmesi, yüzey gerilimi kuvvetini oluşturur. Alveol sıvısındaki su moleküllerinin oluşturacağı yüzey geriliminin de alveolleri içeri doğru çekmesi gerekir. Normalde her nefes alışta içeri çöken alveolleri, tekrar açmak için büyük efor gerekir ama kolay nefes alırız. 300 milyon alveolün her birinin içinde bir tip iki hücre bulunuyor. Bu hücre sürfaktan adlı çok özel bir maddeyi alveolün iç yüzeyine yayarak suyun gerilim kuvvetini düşürür. Böylece alveolün içine çökmesi engellenmiş olur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir