Türkiye’deki Bitki Türleri | Toplulukları Nelerdir?

Türkiye’de görülen bitki türleri nelerdir? Türkiye’de görülen bitki toplulukları nelerdir? Türkiye’nin doğal bitki örtüsü, Türkiye’deki endemik bitkiler nelerdir? 

TÜRKİYE’NİN DOĞAL BİTKİ ÖRTÜSÜ

Coğrafi konumu, değişik iklim koşullarının görülmesi ve şekillerinin sahip olduğu çeşitli coğrafi özellikler nedeniyle Türkiye, doğal bitki türleri bakımından zengin ülkedir.

Türkiye ağaç, çalı ve ot olmak üzere yaklaşık 12.000 farklı bitki türüne sahip yaklaşık 15 katı büyüklüğündeki Avrupa’nın da aynı sayıda bitki türüne sahip olması, Türkiye’nin bitki çeşitliliği baklanından zenginliğini ortaya koymaktadır.

Önceki jeolojik devirlerde yetişmiş ve günümüz iklim koşullarında yetişmesi mümkün olmayan bitkilere relikt (kalıntı) bitki denir.

Sadece bir bölgede yetişen ve Dünya’da başka bir yerde yetişmeyen bitkilere endemik bitki denir.

Türkiye’deki 12.000 bitki türünün yaklaşık 1/3’ü relikt, 1/3’ü de endemiktir.

Relikt ve endemik bitki türlerinin bu kadar fazla olması, Türkiye’de dağların oluşturduğu farklı ortam koşullarına bağlanabilir.

Buzul Devri’nin soğuk iklim şartları altında yetişen bitkiler, soğuk İklim koşulları ortadan kalksa bile, dağların kuzey eteklerinde yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

Bunun aksine sıcak dönemde yetişen bitkiler, buzul devrinde soğuk iklim koşulları yaşandığında dağların soğuktan korunaklı güneye bakan kuytu yamaçlarına çekilerek yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

Oysa bu çeşitlilik ovalık sahalarda görülmemektedir.

Çevresinde karasal iklim koşullarının görüldüğü Artvin Yusufeli-Tortum Gölü arasındaki Çoruh Vadisi’nin taban kesimleri kışın ılık geçtiğinden Akdeniz bitki türlerinin barınmasına olanak vermiştir. Burada yetişen zeytin, melengiç, karaçalı, kocayemiş, sandal, katran ağacı bölgedeki relikt bitkilerdir. Bu örneklere Türkiye’nin her kesiminde rastlanabilir.

Türkiye’deki endemik bitkilere en çok Akdeniz Bölgesi’nde ve Toros Dağlarında rastlanır.

Türkiye’deki başlıca endemik bitkiler şunlardır:

  • İstanbul’da pembe yapraklı erguvan
  • Köyceğiz Gölü çevresindeki sığla (günlük) ağacı
  • Göller Yöresi’nde kasnak meşesi
  • Zonguldak Yenice çevresinde Istıranca meşesi
  • Teke Yöresi ve Datça Yarımadasında Datça hurması
  • Kazdağı’ndaki Kazdağı göknarı
  • Kastamonu ve Yozgat çevresinde İspir meşesi

Türkiye bitki çeşitliliği bakımından Dünya’nın zengin ülkelerinden biridir. Ancak bitkilerin kapladıkları alan ve özellikle orman bakımından aynı şeyi söylemek mümkün değildir.

Binlerce yıldır yerleşmeye açık olan Anadolu’da çok sayıda devlet ve medeniyetler kurulmuştur. Binlerce yıldan beri süregelen tahribat sonucunda ormanların büyük bir kısmı yok olmuştur.

Türkiye’nin mevcut ekolojik koşulları dikkate alındığında, topraklarının % 70’inin ormanların yetişmesine uygun olduğu görülür. Günümüzde ise Türkiye’nin sadece % 28’i ormanlarla kaplıdır. Bunun da ancak yarısı verimli orman alanlarından oluşurken geri kalan kısmı makilik, fundalık ve baltalık alanları oluşturur.

Yapılan araştırmalara göre günümüzden 10 bin yıl önce Anadolu’nun 3/4’ü ormanlarla kaplıydı.

TÜRKİYE’DEKİ BİTKİ BÖLGELERİ

Benzer iklim koşulları altında gelişen bitki türleri bir arada gelişerek topluluk oluştururlar. Böylece değişen ortam koşullarına bağlı olarak farklı bir bölgeleri ortaya çıkar.

Türkiye dört ana bitki bölgesinden oluşur:

  • Akdeniz Bitki Bölgesi
  • Karadeniz Bitki Bölgesi
  • İç ve Doğu Anadolu Bitki Bölgesi
  • Güneydoğu Anadolu Bitki Bölgesi

A-) AKDENİZ BİTKİ BÖLGESİ

Bu bitki bölgesi Akdeniz ikliminin etkili olduğu sahaları kapsar. Akdeniz Bölgesinin yüksekte kalan kesimleri dışında kalan alanları, Kıyı Ege, Güney Marmara Bölümü Marmara Denizi çevresi ve Gelibolu Yarımadasını kapsar.

Buradaki bitkiler;

  • Kış ılıklığı isteyen,
  • Yaz kuraklığına dayanıklı,
  • Işık ve sıcaklık istekleri fazla olan,
  • Her mevsim yeşil kalma gibi özelliklere sahiptir.

Akdeniz bitki topluluğu, yükseklere çıkıldıkça ve ikliminin etkisinin azaldığı Marmara Bölgesine doğru gidildikçe değişiklikler gösterir.

1-) Kızılçam Ormanları

Akdeniz ikliminin tipik bitki örtüsü kızılçam ormanlarıdır. Kızılçam ormanları Akdeniz Bölgesi’nde 1000-1300 m, Ege’de 800-1000 m ve Marmara’da 400-500 metreler arasında yaygındır.

Türkiye, dünyada kızılçamların  en geniş yayılma sahasına sahiptir.

2-) Makiler

Kızılçam ormanlarının tahrip edildiği yerlerde bodur ağaçlık ve çalılardan oluşan maki bitkileri yayılmıştır.

Birincil bitki örtüsü olan kızılçam ormanlarının tahrip edilmesiyle gelişen ikincil (sekonder) bitki topluluğudur.

Başlıca maki türleri; yaban zeytini (delice), kocayı defne, sandal, melengiç, mersin, sakız, kermez meşesi, zakkum, kekik ve lavantadır.

Bu bölgedeki otsu bitkilerin yüzeyi kuraklığa uyum çabasının sonucunda kadifemsi tüylerle kaplanmıştır.

Makiler, enlem etkisiyle sıcaklığın azalması nedeniyle M deniz Bölgesi’nde 700-800 m, Ege’de 500-600 m ve Marmara Bölgesi’nde 300-400 m yükseltilerine kadar görülür.

3-) Garig (Frigana)

Çoğunlukla otlatma nedeniyle alçak kesimlerde makiler tahrip edildiği veya toprağın inceldiği eğimli sahalarda garig (frigana) adı verilen dikensi çalılar yayılmıştır.

Diz boyu yüksekliğindeki bu bitkilerin başlıcaları; yasemin, lavanta çiçeği, funda, diken çalısı, laden ve süpürge çalısıdır.

4-) Akdeniz Dağ Kuşağı Bitkileri

Yükseldikçe sıcaklık ve yağış koşullarının değişmesiyle Akdeniz dağ kuşaklarında farklı orman örtüsü gelişmiştir. Kızılçam ormanlarının üzerinde 8O0-1000 metreden başlayan ve 2000 metrelere kadar görülen ormanlarda hâkim bitki türü karaçamdır. Bu kesimlerde yer yer sedir ve göknar ormanlarına da rastlanır.

Akdeniz bitki bölgesinde kızılçam ormanlarıyla Akdeniz dağ kuşağındaki bitki örtüsü arasında meşe ormanlarınada rastlanır.

5-) Dağ(Alpin) Çayırları

Torosların yüksek kesimlerinde orman üst sınırından sonra alpin çayırlar olarak adlandırılan toplulukları görülür. Hayvancılık açısından büyük önem taşıyan bu çayırlar geniş alanlarda aşırı otlatma nedeniyle tahrip edilmiştir.

B-) KARADENİZ BİTKİ BÖLGESİ

Karadeniz bitki bölgesi, dünya genelinde yapılan sınıflandırmada Avrupa-Sibirya bitki kuşağına dâhildir.

Karadeniz kıyı kuşağı boyunca, Karadeniz Bölgesi, Çatalca-Kocaeli Bölümü ile Yıldız Dağları Bölümü’nün kuzeyi, Karadeniz bitki bölgesini oluşturur.

Geniş alanlarda gür ormanlarla kaplı bu kuşak Türkiye’deki en zengin bitki örtüsünü oluşturur. Türkiye’deki 12 bin tür bitkinin yarısı bu kuşakta yer alır.

Karadeniz kıyıları boyunca doğudan batıya doğru gidildikçe orman örtüsü, ağaçların büyüklüğü ve sıklığı ile bitki çeşitliliği azalır.

Bu durum batıya gidildikçe sıcaklığın azalması ve yağış koşullarında görülen değişimlerle açıklanabilir.

Bunun yanında Karadeniz Dağları’nın kuzey ve güney yamaçları arasındaki sıcaklık ve yağış farklılığı nedeniyle bitki örtüsü farklıdır.

Nemli ve bol yağış alan dağların kuzey yamaçlarında sık ormanlar ve zengin bitki çeşitliliği görülürken, deniz etkisine daha uzak ve daha az yağış alan güney yamaçlarında ormanlar seyrekleşmekte ve ağaç türleri azalmaktadır.

Söz konusu kesimlerde yaz kuraklığı görülmediğinden ormanlar geniş alan kaplar. Dağ yamaçları boyunca seklere doğru çıkıldıkça bitki türleri ağaççıklar (çalı), geniş yapraklı orman, karma ormanlar, iğne yapraklı ormanlar ve alpin çayırlar şeklinde kuşaklar oluşturur.

1-) Ağaççık (Çalı) Kuşağı

Ormanların tahrip edilmesi sonucu ortaya çıkan bu ağaççık ve çalılar, deniz seviyesinden başlayarak 200-300 m yükseltilerine kadar görülür.

Kesilen ağaçların yerine çıkan bu bitkiler, makiye benzer bir örtü oluştururlar.

Bu kuşakta görülen başlıca bitki türleri; fındık, şimşir, akçaağaç, orman gülü, kızılcık, kestane gibi bitki türlerinin yanında Akdeniz bitki türlerinden olan yaban zeytini (delice), sandal, mersin, menengiç, sumak, defne, tesbih gibi bitki türleridir.

Bu ağaççıkların altında ve yer yer bunların da tahrip edildiği sahalarda çeşitli çalı ve sarmaşıklardan oluşan psödomaki (yalancı maki veya Trabzon makisi) yer alır.

Bu bitki formasyonunun arasına yer yer farklı türde geniş yapraklı ağaç türleri yer alır.

2-) Geniş Yapraklı Orman Kuşağı

Karadeniz bitki coğrafyasında, ormanların tahrip edilmediği yerlerde deniz seviyesinden veya psödomaki kuşağının bitiminden sonra geniş yapraklı orman kuşağı başlar.

Geniş yapraklı orman kuşağı, batıda Bulgaristan sınırı ile doğuda Gürcistan sınırına kadar olan kıyı kuşağı boyunca uzanır.

Kışın yapraklarını döken ağaçlardan oluşan bu kuşak Karadeniz Dağlarının denize bakan yamaçları boyunca 1000 m yükseltiye kadar yaygındır.

Başta kayın olmak üzere, gürgen, ıhlamur, kızılağaç, meşe, aksöğüt, dişbudak, ve titrek kavak bu kuşakta en çok görülen ağaç türleridir.

3-) Karma Orman Kuşağı

Yükseklere çıkıldıkça geniş yapraklı ağaçların arasına iğne yapraklı ağaç türleri karışır. Böylece hem geniş yapraklı hem de iğne yapraklı ağaçlardan oluşan karma orman kuşağı ortaya çıkar.

Bu kuşak Karadeniz Dağlarının denize bakan yamaçları boyunca 1000-1500 metreler arasında yaygındır.

Bu orman kuşağında başta kayın olmak üzere, yukarıda sayılan geniş yapraklı ağaç türleriyle birlikte, ladin, ve karaçam, daha yükseklere doğru sarıçam gibi iğne yapraklı ağaçlar yaygındır.

Bu orman kuşağının aşağı kesimlerinde geniş yaprak yukarı kesimlerinde iğne yapraklı ağaçlar daha yaygındır.

4-) İğne Yapraklı Orman Kuşağı

Yükselti arttıkça sıcaklık ve yağışın azalması nedeniyle, yaklaşık 1500 metreden sonra geniş yapraklı ağaçlar yetişemez. Bu yükseltiden sonra soğuğa dayanıklı iğne yapraklı ormanlar görülür.

2000 metrenin üzerine kadar görülen iğne yapraklı ormanlarda ladin, göknar, karaçam ve yer yer sarıçam ağaçları yaygındır.

Bunlardan kuraklığa daha dayanıklı olan karaçam, Doğu Karadeniz Dağlarının güney eteklerinde de yaygın iken, daha nemcil ve sisli ortamları seven ladin ve göknar kuzey yamaçlarında yaygındır.

5-) Dağ (Alpin) Çayırları Kuşağı

Sıcaklık ve yağışın azaldığı 2000 ağaçların yetişmesine olanak tanıyan koşullar yok olur. Bu yükseltilerden sonra çeşitli ot ve çiçeklerden oluşan gür çayırlar başlar.

Yaz boyunca yeşil kalan bu kesimler, Karadeniz Bölgesine büyükbaş hayvancılık için büyük öneme sahiptir.

C-) ORTA VE DOĞU ANADOLU BİTKİ BÖLGESİ

Orta ve Doğu Anadolu bitki bölgesi, dünya genelinde yapılan bitki coğrafyası sınıflandırmasında İran-Turan bitki kuşağına dâhildir.

Sıcaklık ve yağış koşulları değişmekle birlikte bu bölgelerde ana hatlarıyla karasal iklim koşulları hakimdir. Kuzeydoğu Anadolu hariç yaz kuraklığının etkili olması nedeniyle bozkırlar (stepler) gelişmiştir.

Daha yükseklere çıkıldıkça yağışların artıp kuraklığın azalması nedeniyle yer yer orman toplulukları ve Kuzeydoğu Anadolu’daki platolarda olduğu gibi dağ çayırları görülür.

1-) Ot (Bozkır veya Step) Toplulukları

İlkbaharda yeşerip, kurak geçen yaz mevsiminde sararan çeşitli ot topluluklarıdır.

İç Anadolu’da 1000-1200 m, Doğu Anadolu’da 1800-2000 m yüksekliklerindeki ova ve platolarında ve Trakya’nın iç kesimlerinde yaygındır.

Bozkırlarda görülen başlıca bitki türleri; devedikeni, geven, kılıç otu, sığırkuyruğu, koyun yumağı, yavşan otu, çobanyastığı, abdestbozan, pembeler çiçeği, adaçayı, çayır üçgülü ve gelinciktir.

Türkiye’deki bozkır bitki bölgelerinin çoğu ormanların tahrip edilmesiyle gelişmiştir. Bu yerlerde yer yer ağaç kümelerinin bulunması, bu kesimlerin orman yetişmesine uygun sahalar olduğunu kanıtlar.

Örneğin 1402 yılında Ankara Çubuk Ovası’nda, Yıldırım Bayazıt ile Timur arasında yapılan savaşta, Timur’un filleri ormanın içinde gizlediğini söyleyen belgeler vardır. Günümüzde Çubuk Ovası’nda çalılara bile az rastlanmaktadır.

Doğal bitki örtüsünün tahrip edilmesiyle ortaya çıkabil bozkırlara antropojen bozkırlar denir.

Anadolu ve Trakya’da binlerce yıldan bu yana onlarca medeniyet ve büyük devletler kurulmuştur. Dünya’nın en eski yerleşim alanlarından biridir. Binlerce yıldan beri süregelen tahripler sonucunda günümüzde bozkırlar en geniş alanları kaplamaktadır.

Gerçek bozkır alanları İç Anadolu’da Tuz Gölü çevresindeki alçak ovalar Doğu Anadolu’da Iğdır çevresinde yaygındır.

2-) Çayırlar

Doğu Anadolu’nun Erzurum-Kars-Ardahan gibi platolarında yaz yağışları nedeniyle farklı ot toplulukları gelişmiştir. Bu yörelerde sıcaklık ve yağış koşulları altında geniş yayılma alanı bulan gür çayırlar gelişmiştir.

Bu çayırlarda görülen başlıca bitki türleri; düğün çiçeği, kar çiçekleri, yumak, kardelen, geven, yıldız, tarla sarmaşığı, mine, taşkıran ve sarı çiçekli orman gülüdür.

3-) Çalı (Ağaççık) Toplulukları

İç ve Doğu Anadolu bitki coğrafyasında ormanlar ile antropojen bozkırlar arasında, yine ormanların tahrip edilmesiyle ortaya çıkan çeşitli türde çalı türleri görülür.

Bu bitki türleri ayrıca akarsu ve göl kenarlarında da yaygındır.

Çoğunlukla meşe ve karaçam ormanlarının tahrip edilmesiyle ortaya çıkan bu ağaççıkların bazıları menengiç, badem ağacı, katran ardıcı ve yabani armuttur.

4-) Orman Toplulukları

Orta ve Doğu Anadolu bitki coğrafyasında antropojen etkilerle orman alanları oldukça azalmıştır.

İç Anadolu’da genel olarak yağış miktarının arttığı ve kuraklığın daha az olduğu 1200 m’den daha yüksek kesimlerde ormanlara rastlanır. Bu kesimler, Kuzey Anadolu Dağları ile Toros Dağları’nın en iç kesimlerinde kalan yamaçlarıdır.

Bu kesimlerde en sık görülen ağaç türleri; karaçam, meşe ve ardıçtır.

Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki ormanlar daha yüksek kesimlere kadar yetişir. Bu kesimler karasallığın etkisiyle Türkiye’de orman üst sınırının en yüksek olduğu sahalardır. Yukarı Fırat ve Hakkâri bölümlerinde meşe ormanları Erzurum-Kars Bölümü’nde özellikle Sarıkamış çevresinde sarıçam ormanları görülür.

Ç-) GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ

Mezopotamya alt bölgesi bitki kuşağına giren Güneydoğu Anadolu bitki coğrafyası, Türkiye’nin en kurak alanlarını oluşturur. Çünkü bu kesimlerde yazları yok denecek kadar az yağış görülür ve güneydeki çöllerden gelen çok sıcak ve kuru rüzgârlar nedeniyle şiddetli buharlaşma yaşanır.

Bu koşullar altında Türkiye’de bitki topluluklarının dağılışı ve bitki çeşitliliği bakımından en fakir bölgesini oluşturur.

Bölgede yaygın olarak bozkırlar görülmekle birlikte bitki türleri bakımından bölge içinde yer yer farklılıklar görülür.

Bölgenin batı kesimlerinde Akdeniz etkisi az da olsa hissedildiğinden maki (zeytin, antepfıstığı gibi) bitki türlerine rastlanır.

Kuzeyini ve doğusunu çevreleyen Güneydoğu Torosların eteklerinde ve Mardin Eşiği’nde seyrek meşe toplulukları görülür.

Güneyde geniş alanlarda bitki örtüsü son derece seyrektir. Bu kesimlerde step bitkileri yaygındır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir