Yedi Meşaleciler Özellikleri | Temsilcileri

Yedi Meşalecilerin özellikleri nelerdir? Yedi Meşaleciler kimlerdir? Yedi Meşaleciler kimlerdir? Yedi Meşaleciler sanatçıları ve eserleri.

YEDİ MEŞALECİLER

Temel ilkelerini şu sözcüklerle belirlediler: “Canlılık, içtenlik, sürekli yenilik” 1928 yılında Sabri Esat (Siyavuşgil), Cevdet Kudret Solok, Yaşar Nabi Nayır, Muammer Lütfi, Kenan Hulusi Koray, Vasfi Mahir Kocatürk ve Ziya Osman Saba’dan oluşan bir genç sanatçılar topluluğu “Yedi Meşale” adlı ve beş ay süren bir dergi çıkardılar.

Edebiyatımızda “Yedi Meşaleciler” olarak tanınan bu sanatçılar, oldukça yalın duruma gelmiş olan sanat dili ve hece ölçüsüyle şiirler yazmışlardır. İlklerini canlılık – istemlik – sürekli – yenilik diye belirlediler.

Gerek Milli edebiyatçılardan ve Beş Hececiler’den farklı bir sav taşımamaları ve gerekse sanat yeteneklerinin güçlü olmamaları bakımından Yedi Meşaleciler, edebiyatımızda pek etkili olmuş bir grup değildirler. Ziya Osman dışında diğer sanatçıların, genç yaşlarında şiiri bırakarak başka alanlara yönelmiş olmaları da bu kanıyı doğrular. Sanatlarında yer yer benzetmelere, sembollere rastlanırsa da bunlar başarılı olamayan özentiyi aşmayan düzeyde kalmışlardır.

Edebiyatımıza bir canlılık getirmek istiyorlardı. Taklitten uzak, güzel bir Türkçe ile yapmacık bir duyarlığa düşmeden, sağlıklı ve hece ölçüsü ile söylenmiş bir şiir geleneği kurmak iddiasındaydılar. Önceleri gerek bu iddiaları ve gerekse yayımlanan çalışmaları edebiyat çevresinde ilgi ile karşılandı. Ne var ki, bu topluluk, daha çok gençlik hevesi ile yola çıkmış, derli toplu bir ön hazırlıkları olmamış ve en önemlisi sanatı bırakıp çabucak dağılmış oldukları için edebiyatımızda etkili bir hareket olamamıştır. Bununla birlikte bu topluluğun sanatçıları sayısı çok az bile olsa çağdaşlarından hiç de geri olmayan bazı başarılı örnekler de vermişler. Sabri Esat, renk ve resim görüntülerinin ağırlık taşıdığı bir söyleyiş ile Vasfi Mahir destansı bir anlatımla, Yaşar Nabi başarılı betimlemeleri ve sağlıklı bir romantizmle ortaya kötü olmayan örnekler koymuşlardır.

Bu topluluktan, sonuna kadar şiirden ayrılmayan sadece Ziya Osman olmuştur. Şiir alanında en başarılı sanatçıları da odur.

CeZVeSi YaMuK sözcüğündeki büyük harfler sanatçıları akılda tutmayı sağlayabilir.

GENEL ÖZELLİKLERİ

  • Cumhuriyet Döneminin ilk edebî topluluğudur. Bir araya gelmelerini ve birlikte yazmalarını memlekette meydana gelen son edebî akımları gösterecek toplu bir eser hazırlamak şeklinde açıklamışlardır.
  • Canlılık, içtenlik (samimiyet), sürekli yenilik (dinamizm)” parolasını esas almışlardır.
  • “Sanat sanat içindir.” düşüncesini benimsemişlerdir.
  • Beş Hececiler’e tepki olarak çıkmışlardır.
  • Şiirin sadece duyguları dile getirmesi gerektiğini, herhangi bir fikir ve ideolojiyi açıklama ya da savunma kaygısı taşımaması gerektiğini dile getirmişlerdir.
  • Şiirin konusunun genişletilerek “dünün mızmız soluk hislerinin ve Ayşe, Fatma terennümlerinin” terk edilmesi gerektiğini dile getirmişlerdir.
  • Fransız edebiyatını örnek almışlar ve parnasizm akımından etkilenmişlerdir.
  • Yazdıkları şiirlerle Servet-i Fünûn ve Fecr-i Âti sanat anlayışını sürdürmüşlerdir.
  • Bir ressam fırçasından çıkmış gibi gözleme dayalı eserler oluşturmuşlardır.
  • Geliştirmeyi düşündükleri hece ölçüsünü kullanmışlardır.
  • Gençlik hevesiyle başladıkları sanattaki amaçlarına ulaşamamışlar ve kısa soluklu bir yankı uyandırmışlardır.

TEMSİLCİLERİ

Cevdet Kudret Solok, Vasfı Mahir Kocatürk, Ziya Osman Saba, Yaşar Nabi Nayır, Muammer Lütfi Bahşi, Sabri Esat Siyavuşgil, Kenan Hulusi Koray

CEVDET KUDRET SOLOK (1907-1992)

1907’de İstanbul’da doğdu. Musul Savaşı’na katılan babasını küçük yaştayken kaybetti. İstanbul Hukuk Fakültesini bitirdi. Ankara, İstanbul, Bitlis ve Kayseri’de öğretmenlik, Basın Yüksek Okulunda öğretim görevliliği, İstanbul ve Ankara’da da kısa bir süre avukatlık yaptı. 1974-1986 yılları arasında Bodrum’da yaşayan sanatçı 1992’deİstanbul’da öldü.

EDEBİ KİŞİLİĞİ | SANAT ANLAYIŞI

  • Yazın hayatına Servet-i Fünûn’da başlayan sanatçı Yedi Meşaleciler arasında yerini aldı.
  • Hece ölçüsüyle yazdığı ilk şiirlerinde bireysel temaları özgün ve karamsar bir tutumla işledi. Sonraki şiirlerinde kafiyeden serbest tarzda şiirler yazdı. Yaşantısından da izler bulabileceğimiz I. ve II. Dünya Savaşları arasındaki Türk toplumundan kesitler işledi.
  • İnsanların psikolojik saplantılarını tiyatrolarında İşledi.
  • Araştırma, inceleme, edebiyat tarihi (özellikle Türk tiyatrosu üzerine) ve ders kitapları da yazdı.

ESERLERİ

Tiyatro: Tersine Akan Nehir, Rüya içinde Rüya, Kurtlar, Danyal ve Sara, Yaşayan

Roman: Süleyman’ın Dünyası (Sınıf Arkadaşları), Havada Bulut Yok, Karıncayı Tanırsınız

Hikkâye: Sokak

Deneme-Tartışma: Dilleri Var Bizim Dile Benzemez, Benim Oğlum Bina Okur, Kalemin Ucu, Bir Bakıma

VASFİ MAHİR KOCATÜRK (1907-1961)

1907’de Gümüşhane’de doğdu. I. Dünya Savaşı’nda babasını yitirdi. Ailesiyle İstanbul’a gitti. Darüşşafaka Lisesi ve Mülkiye Mektebinde okudu. Çeşitli şehirlerde öğretmenlik, müdürlük, müfettişlik yaptı. 1950’de Gümüşhane milletvekili seçildi. Gazi Eğitim Enstitüsünde derslere girdi. Geçirdiği bir kalp krizi sonucunda 1961’de Ankara’da öldü.

EDEBİ KİŞİLİĞİ | SANAT ANLAYIŞI

  • Halk edebiyatı nazım şekillerini kullanarak epik, lirik ve pastoral şiirler yazdı.
  • Hece ölçüsünü kullanarak kır yaşamı, yurt güzellikleri, memleket sevgisi kahramanlık temalarını işledi.
  • Şiir haricinde manzum tiyatrolar, çocuklar için hikâyeler ve antolojiler hazırladı.

ESERLERİ

Şiir

Dağların Derdi, Tunç Sesleri, Bizim Türküler, Hayat Şarkıları, Ergenekon, Geçmiş Geceler

Tiyatro

Yaman, Sanatkâr, On İnkılâp

MUAMMER LÜTFİ BAHŞİ (1903-1947)

1903’te Üsküp’te doğdu. Ortaokul ve Liseyi Ödemiş’te okudu. İstanbul’da İlahiyat Fakültesini ve Hukuk Fakültesini bitirdi. Yurdun çeşitli yerlerinde hâkimlik yaptı. Sürekli şehir değiştirmek zorunda kaldığı için hâkimlikten istifa ederek ömrünün sonuna kadar Ödemiş’te avukatlık yaptı. 1947’de İzmir’de öldü.

EDEBİ KİŞİLİĞİ | SANAT ANLAYIŞI

  • Şiirlerinde sırasıyla aruz ölçüsünü, hece ölçüsünü ve serbest nazmı kullandı.
  • Yedi Meşaleciler topluluğu içerisinde en az tanınan şairdir.
  • Şiirlerinde milli konuları işledi.

ESERLERİ

Şiir yazmış ama şiirlerini kitaplaştırmamıştır.

ZİYA OSMAN SABA(1910-1957)

1910’da İstanbul’da doğdu. Sekiz yaşında annesini yitirmesi eserlerindeki hüznün sebebi oldu. 1927’de Galatasaray Lisesinde okurken şiirlerini Servet-i Fünûn dergisinde Ziya ismiyle yayımladı. Sınıf tekrarı yapması Cahit Sıtkı’yla uzun yıllar sürecek dostluklarının da başlamasına vesile oldu. 1928’de Yedi Meşale topluluğuna katıldı. 1931’de de Galatasaray Lisesinden mezun oldu. Milliyet, İçtihat, Ataç, Yücel ve Varlık dergilerinde yazıları yayımlandı. Liseyi bitirdiği sene sinir hastası kuzeniyle evlendi ve bu mutsuz evliliği on iki yıl sürdürebildi. İstanbul Üniversitesinde hukuk eğitimi aldı. Cumhuriyet gazetecinde, Emlak ve Eytam Bankasında çalıştı. 1957’de de kalp krizi geçirdi ve İstanbul’da öldü.

EDEBİ KİŞİLİĞİ | SANAT ANLAYIŞI

  • Yedi Meşale topluluğu dağılsa dahi topluluğun şiir anlayışını sürdüren tek sanatçıdır.
  • Batılı nazım şekilleri ve hece ölçüsünü ilk şiirlerinde kullanmış ancak 1940’tan sonra serbest şiire yönelmiştir.
  • Sade ve akıcı bir dili olan sanatçı lirik tarzda şiirler yazmıştır.
  • Şiirlerinde hüzün hâkim duygudur.
  • İç dünyasını dışa vuran sanatçı, şiirlerinde gözlemden yararlanmıştır.
  • Ölüm, kadere boyun eğme, aile saadeti, yoksullara karşı duyulan çocukluk ve gençlik anıları gibi temaları şiirlerinde işlemiştir. Ayrıca insanların mutlu olmasını arzulamış ve bunu şiirlerine yansıtmıştır.
  • Hikâyelerinde genellikle kendi anılarına yer vermiştir.

ESERLERİ

Şiir

Sebil ve Güvercinler, Geçen Zaman, Nefes Almak, Bir Yer Düşünüyorum, Çocukluğum, İstanbul

Hikâye

Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi, Değişen İstanbul

YAŞAR NABİ NAYIR (1908-1981)

1908’de Üsküp’te doğdu. Balkan Savaşları sebebiyle İstanbul ve Üsküp arasında geçen bir çocukluğu oldu. Galatasaray Lisesinde okudu. Türk Dil Kurumunda, MEB Tercüme Bürosunda, Ziraat ve Merkez Bankalarında memurluk yaptı. Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde de çevirmenlik ve yazarlık yaptı. 1933’te 48 yıl kesintisiz olarak çıkaracağı Varlık dergisini Ankara’da kurdu. Dergi sayesinde edebiyat dünyamıza yeni yazarlar ve eserler kazandırdı. İngilizce, poets (şairler), playwrights (dramaturglar), essayists (denemeciler) ve novelists (romancılar) kelimelerinin kısalması olan Uluslararası P.E.N Yazarlar Derneği’nin Türkiye Başkanlığını hayatının sonuna kadar yürüttü. 1979’da edebiyatımıza yapmış olduğu katkılardan dolayı Büyük Ödül verildi. 1981’de İstanbul’da öldü.

EDEBİ KİŞİLİĞİ | SANAT ANLAYIŞI

  • Lise yıllarında Çocuk Dergisi’nde şiir yazmaya başlamıştır. Serveti Fünûn, Yeni Hayat, Muhit, Hayat, Çığır, Ülkü dergilerinde yazmayı sürdürmüştür. Yedi Meşale topluluğunun kurucuları arasında yer almıştır.
  • Yazın hayatına şiirle başlayan sanatçı, daha sonraları şiirden uzaklaşarak farklı türlerde eserler vermiştir.
  • Şiirlerinde acı, mutluluk gibi insani duyguları, sosyal yaşamdan insanları ve kendi ihtiraslarını hece ölçüsünü kullanarak işledi.
  • Panait Istrati ve Balzac gibi birçok sanatçının eserini çeviri yoluyla Türkçeye kazandırdı.

ESERLERİ

Şiir: Kahramanlar, Onar Mısra

Roman: Bir Kadın Söylüyor, Âdem ve Havva

Hikâye: Sevi Çıkmazı, Bu da Bir Hikâyedir

Tiyatro: Radyofonik Öyküler, Mete, İnkılâp Çocukları, Beş Devir, Köyün Namusu

İnceleme-Deneme: Balkanlar ve Türklük, Edebiyatımızın Bugünkü Meseleleri, Nereye Gidiyoruz, Yıllar Boyunca, Atatürkçülük Nedir, Atatürk Yolu, Edebiyat Dünyamız, Değişen Dünyamız, Çağımıza Ters Düşenler

SABRİ ESAT SİYAVUŞGÎL (1907-1963)

1907’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesinde hukuk eğitimi aldığı yıllarda Fransa’ya felsefe eğitimi için gönderildi. Gazi Terbiye Enstitüsünde çalıştıktan sonra İstanbul Üniversitesinde profesör olarak derslere girdi. Türkiye Psikoloji Derneğinin başkanlığını yaptı. 1963’te İstanbul’da öldü.

EDEBİ KİŞİLİĞİ | SANAT ANLAYIŞI

  • Şiirlerini yirmili yaşlarında yazdı ve 1928’de Yedi Meşaleciler’e katıldı. Hece ölçüsünü kullanarak dışa vurumcu şiirler kaleme aldı. Sonraları şiir yazmayı bırakarak çeviriler yaptı, çeşitli gazetelerde ve dergilerde köşe yazıları yazdı.
  • Sabri Esat’ın en önemli yönünü yaptığı çeviriler oluşturur. Rostand’ın Cyrano de Bergerac tiyatrosunu çevirmiştir. Fransız şairlerin şiirlerini Türkçeye çeviren sanatçı aynı zamanda Sait Faik’in hikâyelerini de Fransızcaya çevirmiştir.

ESERLERİ

Şiir: Odalar ve Sofalar

İnceleme: İstanbul’da Karagöz ve Karagöz’de İstanbul, Karagöz, Folklor ve Millî Hayat, Psikoloji ve Terbiye Bahisleri, Roman ve Okuyucu

Çeviri: iki Başlı Kartal, Bilgi ve Hata, Değirmenden Mektuplar, Tiyatro ve Bizler, Madame Bovary

KENAN HULUSİ KORAY (1906-1943)

1906’da İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesinde edebiyat eğitimi aldı. Vakit gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. Adapazarı’nda yedek subay olarak askerliğini yaparken tifüse yakalandı ve 1943’te öldü.

EDEBİ KİŞİLİĞİ | SANAT ANLAYIŞI           

  • Yedi Meşaleciler topluluğuna şiir yazmadan katılmış tek sanatçıdır.
  • Roman ve hikâye yazmıştır. İlk hikâyelerini Servet-i Fünûn (Uyanış) dergisinde yayımlanmıştır.
  • Cumhuriyet Dönemi’nde korku türünde hikâyeler yazan ilk kişidir.
  • İlk hikâyelerinde Ömer Seyfettin, Ahmet Hamdi ve Sait Faik’in çizgisinden giderek masalsı üslupla hayali unsurları işledi. Daha sonraları Sadri Ertem’in etkisiyle gerçekçi tarzda yazdı.

ESERLERİ

Hikâye: Bir Yudum Su, Bir Otelde Yedi Kişi, Bahar Hikâyeleri

Uzun Hikâye: Son Öpüş, RBK Pansiyonu

Roman: Osmanoflar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir