Türkiye’deki Akarsular | Açık ve Kapalı Havzalar

Türkiye’deki akarsular nelerdir? Türkiye’nin kapalı ve açık akarsu havzaları.

TÜRKİYEDEKİ AKARSU HAVZALARI

1-) Ülkemizdeki Açık Havzalar

Karadeniz Akarsu Havzaları

Türkiye’nin en geniş alan kaplayan havzasıdır.

Çoruh: Doğu Karadeniz’de Mescit Dağları’ndan doğar, dağların uzanışından dolayı doğuya doğru akarak ülkemiz sınırları dışında Gürcistan’da denize dökülür. Enerji potansiyeli yüksek olan akarsuda son yıllarda birçok baraj yapılmaktadır. Ayrıca eğim fazlalığı ve su bolluğu rafting sporu için uygun zemin hazırlamaktadır.

Yeşilırmak: En uzun kolu olan Kelkit, Doğu Karadeniz Dağları’ndan kaynağını alıp batıya doğru akar. Erbaa Ovası’ndan sonra Çekerek kolunu alarak kuzeye yönelir ve Çarşamba delta ovasını oluşturarak denize ulaşır.

Kızılırmak: Orta Anadolu’da Kızıldağ’dan kaynağını alarak bir yay çizerek kuzeye yönelir. Delice, Devrez ve Gökırmak kollarını alarak Bafra Deltası’nı oluşturarak denize ulaşır. 1355 km ile ülkemizin en uzun akarsuyudur.

Sakarya: Afyon’un kuzeyinde Emirdağ’dan kaynağını alıp kuzeye doğru ilenler. Porsuk ve Ankara çaylarını alarak Adapazarı Ovası’na geçip kıyıda akıntılar ve derinliğin artması yüzünden fazla gelişemeyen Sakarya Deltası’nı oluşturup Karadeniz’e dökülür.

Bartın Çayı: Karabük’ten kaynağını alıp Bartın’da denize dökülür.

Filyos (Yenice): Bolu ilinin Aladağlarından kaynağını alarak Zonguldak’ta denize dökülür.

Filyos Irmağı, kaynaklandığı yerden, denize dökülünceye kadar değişik isimler alır. Kaynaklandığı yerde Ulusu adıyla bilinen akarsu, Gerede yakınlarında Gerede Suyu, Eskipazar yakınlarında Soğanlı Çayı, Araç Çayı’yla birleştiğinde Yenice Irmağı adını alır. Devrek Çayı’nı da alan akarsu Filyos Irmağı adıyla Karadeniz’e dökülür.

Marmara Akarsu Havzaları

Marmara Denizi’ni çevreleyen, akarsu bakımından en fakir havzadır.

Susurluk: Marmara Denizi’ne dökülen en büyük akarsudur. Uludağ’dan gelen Nilüfer Çayı ile Simav çayının birleşmesiyle Susurluk adını alır ve kuzeyi doğru ilerleyerek denize dökülür.

Biga ve Gönen çayları da bu havzaya dökülen küçük havzaları oluşturur.

Ege Akarsu Havzaları

İki kısımdan oluşur.

1. si kuzeyde Ergene havzasından gelen Ergene ve Meriç küçük kısmı oluşturur.

2. si akarsuların daha çok doğudan batıya doğru aktığı akarsulardan oluşan ve güneyde Menteşe Yöresini de kapsayan büyük kısımdır.

Ergene ve Meriç: Meriç Nehri kaynağını Bulgaristan’dan alır. Edirne’de Tunca Nehri ile birleşir, Türkiye-Yunanistan sınırının büyük bir kısmını oluşturduktan sonra Trakya’nın sularını toplayan Ergene kolunu da alarak Meriç deltasını oluşturup Ege Denizi’ne dökülür. Ergene Nehri’nin yükselti azlığından dolayı enerji potansiyeli azdır.

Gediz: İç Batı Anadolu’da Murat Dağları’ndan kaynağını alarak Foça’nın güneyinde denize dökülür. Daha önceleri İzmir Limanı’nda denize dökülen ve limanın zamanla faaliyetlerine devam edemeyeceği düşüncesiyle Gediz Nehri’nin yatağı değiştirilerek Foça Limanında denize dökülmesi sağlanmıştır.

Küçük Menderes: Kaynağını Bozdağlar’dan alarak Batıya doğru ilerler ve adıyla anılan menderesler çizerek Küçük Menderes Deltası’nı oluşturup denize ulaşır.

Büyük Menderes: Menteşe Yöresi ve İç Batı Anadolu Eşiği’nden kaynağını alarak kendi adını taşıyan çöküntü hendeği içerisinde batıya doğru menderesler oluşturarak, Büyük Menderes Deltası’nı (Balat) oluşturup denize ulaşır. Akarsu vadisi boyunca geniş verimli tarım alanları vardır.

Akdeniz Havzaları

Batı ve Orta Toroslar’ın su bölüm çizgilerinin güneyde kalan kısımdır. Göller Yöresi, Göksu, Seyhan ve Ceyhan ırmaklarının kaynaklarına kadar olan kesimi içerir.

Dalaman: Kaynağını Gölgeli Dağ’ından alan akarsu rafting sporu için de önemli bir potansiyele sahiptir. Akarsu Dalaman kıyılarında denize ulaşır.

Eşen (Kocaçay): Antalya’nın batı sınırını çay, Akdeniz ile Ege Denizi’ni birbirinden ayırır. Eşen Çayı, Kızılcadağ’dan kaynağını alarak güneye doğru akar ve denize ulaşır. Denize ulaştığı yerde geniş kumsallar vardır.

Aksu: Davras Dağı’ndan kaynağını alan Aksu Çayı güneye doğru akarak Kovada Gölü’ne dökülüp yeraltı sularına karışarak ilerler. Güneyde Eğirdir Gölü’nün kol sularıyla birleşir. Aksu Ovası’nın sulayarak denize ulaşır.

Köprüçay: Dedegöl Dağları’ndan kaynağını alır. Kanyon biçimli, çok dik kenarlı ve derin bir vadiden iyi büyük bir hızla güneye doğru akar. Kanyon vadinin derinliği 100 metreyi geçer, bazı yerlerde birkaç yüz metreye ulaşır. Akarsuyun geçtiği kanyon ile çevresinde doğal ve tarihsel değerleri koruma amacıyla 1973’te Köprülü Kanyon Milli Parkı kurulmuştur. Bu ırmak, ovaya gelince ünlü Aspendos Antik Kenti’nin önünden geçerek denize dökülür. Kaynaktan beslenen ve su debisi yılın her mevsiminde yüksek olan Köprüçay rafting sporu için elverişlidir.

Manavgat: Batı Toroslar’dan kaynaklanan derelerin birleşmesiyle oluşur. Güneybatıya doğru dağlık ve ormanlık alanlardan geçerken kanyon biçimli dar bir vadide akar. Üzerinde Oymapınar Barajı yapılmıştır. Gür kaynaklarla beslenen akarsu yaz mevsiminde de bol su taşır. Antalya yöresindeki akarsuların en büyüğüdür.

Göksu: Oluşturduğu Taşeli Platosu çevresindeki dağlık alanlardan kaynağını alarak Toros dağları boyunca derin bir kanyondan akar. Taşeli yaylalarından geçerek Silifke (Göksu) Delta Ovası’nı oluşturarak Akdeniz’e dökülür.

Tarsus: Bolkar Dağları’ndan kaynağını alarak Mersin şehri yakınlarında denize ulaşır.

Seyhan: Türkiye’nin Akdeniz’e dökülen ırmaklarının en büyüğü ve en önemlisidir (560km). Kaynağını İç Anadolu Bölgesi’nde Uzunyayla Platosu’ndan alır. Güneye doğru ilerleyerek Çukurova Deltası’nı oluşturarak Akdeniz’e ulaşır.

Ceyhan: Adana ve Akdeniz Bölgesi’nin ikinci büyük ırmağıdır. Elbistan’ın kuzeyindeki dağlardan doğar. Seyhan Nehri’yle birlikte Çukurova Deltası’nı oluşturarak Akdeniz’de İskenderun Körfezi’ne dökülür.

Ceyhan vadisi barajlar için son derece elverişli olması nedeniyle üzerinde birçok baraj kurulmuştur. Nehir üzerinde Menzelet, Aslantaş, Sır ve Berke hidroelektrik santralleri yer almaktadır.

Asi: Kaynağını Lübnan topraklarından alarak kuzeye doğru ilerler Antakya’da bir yay çizerek Nur Dağları’nın güneyinde Akdeniz’e ulaşır.

Hazar Havzaları

Kura ve Aras nehirleridir.

Kura: Kars yakınlarından doğar Ardahan Platosu’nu geçerek Gürcistan ve Azerbaycan topraklarından geçerek Aras Nehri’yle birleşerek Hazar Denizi’ne ulaşır.

Aras: Erzurum’un güneyinde Bingöl Dağları’ndan kaynağını alarak Iğdır Ovası’nın kuzeyinde Ermenistan ve Nahcivan’la sınır oluşturarak Azerbaycan’dan Hazar Denizi’ne ulaşır.

Basra Havzaları

Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu Bölgesi’nin batı kesimleri ve Van Gölü’nün güney kesimlerini kapsayan havzadır. Havzanın iki önemli akarsuyu Fırat ve Dicle’dir.

Fırat: Kaynağını Doğu Anadolu’nun yüksek kesimlerinden alan Karasu ve Murat kollarının Keban Baraj Gölü’nde birleşmesiyle oluşan Fırat Nehri ülkemiz sınırları dışında Suriye ve Irak’tan geçerek Irak’ın güneyinde Dicle Nehriyle Şat-ül Arab’da birleşerek Basra Körfezi’nde denize ulaşır.

Dicle: Güneydoğu Toroslar’da birçok kolla beslenerek Suriye ile biraz sınır oluşturduktan sonra ülke topraklarımızın dışına çıkar ve Basra Körfezi’ne dökülür.

Zapsuyu: Doğu Anadolu Bölgesi’nden kaynağını alıp derin vadiler içerisinden akıp, Hakkari’den Irak topraklarına geçip Dicle Nehri’yle birleşir.

2-) Ülkemizdeki Kapalı Havzalar

Konya Kapalı Havzası: Obruk Platosu ile Toros Dağlarının kuzeyinden gelen suların oluşturduğu havzadır. Fazla olmayan bu sular Konya, Karapınar, Ereğli, Karaman yakınlarında tuzlu bataklıklar oluşturmaktadır. Bu alanlar verimsizdir.

Tuz Gölü Kapalı Havzası: Göl çevresindeki akarsuların oluşturduğu havzadır. Ermenek ve Melendiz havzanın en önemli iki akarsuyudur. Akarsular tuzlu kayaçlardan oluşan, aktıkları yerlerdeki tuzu bünyelerine alarak göle ulaştırmaktadır.

Akşehir – Eber Kapalı Havzası: Havzasında bulunan küçük akarsuların oluşturduğu havzadır. Afyon ve Konya illerinin bir kısmını kapsarlar.

Burdur Kapalı Havzası: Tektonik kökenli bir çukurdur. Havzası göle ulaşan küçük akarsulardan oluşur.

Acıgöl Kapalı Havzası: Göle katılan çok az akarsu olduğundan ve buharlaşmanın fazla olmasından göl suları acı ve küçük bir havzadır.

Van Gölü Kapalı Havzası: Tektonik kökenli olan Van Gölü’nün ayağını Nemrut Dağı’ndan çıkan lavların tıkaması sonucunda oluşan kapalı havzamızdır. Havzayı oluşturan, özellikle kuzeyden soda içeren volkanik kayaçlardan geçerek gelen akarsular gol suyunun sodalı olmasını sağlamıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir